Anadolu'nun köklü mutfak kültürlerüne sahip Sivas mutfağında önemli bir yere sahip olan kelle, özellikle kış aylarında yoğun ilgi görüyor. Kuzu ya da koyun başının özenle temizlenmesiyle başlayan süreçte kelle önce uzun süre kaynatılıyor, ardından taş fırında saatlerce pişirilerek servise hazır hale getiriliyor.


Yaklaşık 16 saatlik zahmetli bir sürecin ardından kelle, servise hazır hale geliyor. Tamamen doğal yöntemlerle pişirilen kellenin en tezzetli bölümü ise göz kısmı olarak kabul ediliyor. Yağlı ve lezzetli yapısıyla bilinen göz kısmı, damakta bıraktığı iz kadar, dillerde de iz bıraktı. Günlük hayatta birine karşı duyulan büyük sevgi, hayranlık ya da beğeniyi ifade etmek için kullanılan ‘gözünün yağını yiyeyim' deyimi, kellenin göz kısmından geliyor.

500 bin sosyal konut projesi kapsamında Mersin'de 8 bin 190 hak sahibi belirlendi
500 bin sosyal konut projesi kapsamında Mersin'de 8 bin 190 hak sahibi belirlendi
İçeriği Görüntüle


Günümüzde ise bu deyim bir kişiye duyulan takdirin sıcak bir ifadesi olarak kullanılmaya devam ediyor. Hem sofralarda hem de günlük konuşmalarda bulunan kelle, sadece bir yemek olarak değil, aynı zamanda kültürel bir miras ve deyimlere ilham veren köklü bir gelenek olarak varlığını koruyor.

Görsel 2026 02 18 164711719
"Kelleyi yemeye gözden başlanır"
Kelle ustası Eren Sönmez, bu deyimin kellenin gözünden geldiğini söyleyerek, "Bu söz atalarımızdan gelen bir sözdür. İnsan karşısındaki insana verdiği değeri anlatmak istiyor. ‘Gözünün yağını yiyeyim' demek kişiye verilen değeri anlatır. Kelleni en lezzetli kısmı gözüdür. Kelleyi yemeye gözden başlanır. Soğutmadan göz kısmının yenmesi gerekir" dedi.

Ekran Görüntüsü 2026 02 18 164654
"Bu söz kellenin özelliğinden gelir"
Kellenin gözünün yenmesini gerektiğini belirten bir vatandaş ise "Kellenin göz kısmını yemeden kelle yedim sayılmaz. ‘Gözünün yağını yiyeyim" sözü, kellenin gözünden gelir. Bu söz kellenin özelliğinden gelmektedir" ifadelerine yer verdi.

Kaynak: İHA