Çocuk sahibi olmak isteyip de bir türlü sonuç alamayan çiftlerde değerlendirme çoğu zaman yalnızca kadın üzerinden yürütülüyor. Oysa kısırlık vakalarının yaklaşık yarısında erkeğe ait bir neden bulunuyor. Üroloji Uzmanı Doç. Dr. Akif Diri; erkek kısırlığının nedenlerini, tanı sürecini ve tedavi seçeneklerini değerlendirdi.
Kısırlık nedir, ne sıklıkta görülür?
Tıpta kısırlık (infertilite); bir çiftin düzenli ve korunmasız cinsel ilişkiye rağmen bir yıl içinde gebelik elde edememesi olarak tanımlanır. Çiftlerin yaklaşık altıda biri hayatının bir döneminde bu sorunla karşılaşır. Yaygın bir yanlış inanış, sorunun her zaman kadından kaynaklandığıdır; oysa vakaların yaklaşık yarısında tamamen ya da kısmen erkeğe ait bir neden vardır. Bu nedenle değerlendirmenin baştan itibaren çifti birlikte kapsaması gerekir.
Erkek kısırlığının nedenleri neler?
Erkek kısırlığının arkasında birden çok neden olabilir. En sık karşılaşılanlardan biri, testis çevresindeki toplardamarların genişlemesiyle ortaya çıkan ve sperm üretimini olumsuz etkileyebilen varikoseldir. Bunun yanında hormonal bozukluklar, geçirilmiş enfeksiyonlar, inmemiş testis öyküsü, bazı genetik etkenler, sperm kanallarındaki tıkanıklıklar ve testislere yönelik travmalar sayılabilir. Sigara, aşırı alkol, fazla kilo, uzun süreli ısıya maruz kalma ve bazı ilaçlar da sperm kalitesini düşürebilen yaşam tarzı etkenleridir.
Belirti verir mi?
Erkek kısırlığı çoğu zaman tek başına belirgin bir şikâyet oluşturmaz; birçok erkekte tek “belirti” çocuk sahibi olamamaktır. Bazı durumlarda testislerde şişlik veya ağrı, boşalmayla ilgili sorunlar ya da hormonal değişikliklere bağlı bulgular eşlik edebilir. Belirti bulunmaması, değerlendirmeyi ertelemek için bir neden değildir.
Tanı nasıl konur?
Erkek değerlendirmesinin temelinde; sperm sayısını, hareketliliğini ve yapısını inceleyen sperm tahlili (spermiyogram) yer alır. Bunun yanında ayrıntılı öykü, fizik muayene, gerektiğinde hormon testleri, ultrasonografi ve bazı durumlarda genetik incelemeler yapılabilir. Amaç, kısırlığa yol açan nedeni mümkün olduğunca netleştirmek ve tedaviyi buna göre planlamaktır.
Tedavi seçenekleri
Tedavi, saptanan nedene göre kişiselleştirilir. Yaşam tarzı düzenlemeleri, hormonal bozuklukların düzeltilmesi ve enfeksiyonların tedavisi bazı hastalarda tek başına olumlu sonuç verebilir. Varikosel gibi cerrahiyle düzeltilebilen durumlarda mikrocerrahi yöntemler uygulanabilir. Sperm üretimi çok düşük ya da menide hiç sperm görülmeyen durumlarda ise testisten cerrahi yolla sperm elde edilmesi (TESE) ve tüp bebek gibi yardımcı üreme teknikleri gündeme gelebilir. Hangi yaklaşımın uygun olduğuna, çifti birlikte değerlendiren hekim karar verir.
Yaşam tarzının rolü
Sperm sağlığı, genel sağlıkla yakından ilişkilidir. Sigarayı bırakmak, alkolü sınırlamak, sağlıklı bir kiloyu korumak, dengeli beslenmek ve düzenli uyku; sperm kalitesini destekleyen önlemlerdir. Ayrıca testis bölgesinin uzun süre yüksek ısıya maruz kalması (uzun sıcak banyolar, dizüstü bilgisayarın doğrudan kucakta kullanılması, çok dar giysiler) sperm üretimini olumsuz etkileyebilir. Bu basit alışkanlık değişiklikleri, tedavi sürecini de destekler.
Ne zaman hekime başvurmalı?
Genel öneri; bir yıl boyunca düzenli ve korunmasız ilişkiye rağmen gebelik elde edemeyen çiftlerin birlikte değerlendirilmesidir. Kadının yaşı ileriyse ya da erkekte bilinen bir risk (geçirilmiş testis ameliyatı, inmemiş testis öyküsü, varikosel gibi) varsa bu süre beklenmeden başvurmak daha doğru olur. Erken değerlendirme; hem nedenin zamanında saptanmasını hem de en uygun tedavi planının yapılmasını sağlar. Kısırlık, çiftin ortak konusudur; utanılacak bir durum değil, çoğu zaman çözülebilen tıbbi bir süreçtir.
Doç. Dr. Akif Diri kimdir?
Doç. Dr. Akif Diri, Mersin'de görev yapan bir üroloji uzmanıdır. Üroloji alanında uluslararası hakemli bilimsel dergilerde yayımlanmış çok sayıda akademik çalışması bulunmaktadır. Erkek üreme sağlığı ve üroloji ile ilgili bilgilendirici içeriklere internet sitesi akifdiri.com üzerinden ulaşılabilir.





