Son yıllarda bazı velilerin öğretmenleri CİMER'e şikayeti sonucu Milli Eğitim Bakanlığı tarafından müfettiş görevlendirilip öğretmen hakkında soruşturma açılıyordu. Ancak asılsız ihbarlar sebebiyle hem öğretmenin şevki kırılıyor hem de kurumlara gereksiz bir yük biniyordu. Milli Eğitim Bakanlığı, öğretmenler ve eğitim çalışanları hakkında CİMER gibi birimlere yapılan asılsız ve kötü niyetli şikayetlere karşı yasal süreç işletileceğini açıkladı. Bakanlık ayrıca sınıfları içerik üretim merkezine dönüştüren ve öğrencileri videolarında kullanan 'fenomen' öğretmenlere yönelik yaptırım hazırlığına başladı.
"Bu kararın takipçisi olacağız"
Eğitim-Bir-Sen Adana Şube Başkanı Mustafa Sarıgeçili, konuyla ilgili İhlas Haber Ajansı muhabirine açıklamalarda bulundu. Sarıgeçili, CİMER'e yapılan şikayetlerin hepsinin titizlikle incelendiğini, bundan sonra asılsız ihbarlara karşı yasal sürecin başlatılmasını memnuniyetle karşıladıklarını belirterek, "Yıllardır aslında bu konu sıkıntılı. Öğretmenlerimizin yalan yanlış CİMER'e şikayet edilmelerine karşıydık. Son toplantıda da bu konu karara bağlandı ve artık bundan sonraki süreçte öğretmenlerimize yalan yanlış bu şikayetlerde hukuki destek vereceğiz. Bu haber de öğretmenlerimizi sevindirdi. CİMER şikayetlerinin hepsi dikkate alınıyordu ve müfettişler okullara gelerek öğretmenlerimizi denetliyordu. Bu da hem bir zaman kaybı hem de öğretmenlerin morallerini bozuyordu. En azından CİMER şikayetlerinin yalan, iftira olanlarına karşı öğretmenlerimizin eli artık daha da güçlü olacak. Bundan sonraki süreçte de biz bu kararın takipçisi olacağız" ifadelerini kullandı.
"Bu bir kıyafet dayatması değil, öğretmenin model olması gerek"
Öğretmenlerin kılık kıyafet ve sosyal medya paylaşımlarına yönelik düzenlemeleri doğru bulduğunu belirten Sarıgeçili, "Bu konuyla alakalı bakanlık tarafından bir sınırlama getirildi ve bu doğru bir karar. Öğrencilerin paylaşımını tabii ki doğru bulmuyoruz. Velilerimizin de bu konuda şikayetleri vardı. Bu kısıtlama iyi oldu. Öğretmenlerimizi bir kalıba sokmak istemiyoruz ancak öğretmen kendisine yakışanı giyer. Öğretmenlerimizin hepsine güveniyoruz. Bu bir kıyafet dayatması değil ancak öğretmenin örnek, model olması gerektiğine inanıyorum. Eğitime yönelik paylaşımlar olabilir ancak öğrencilerin paylaşımı rahatsızlık verici bir durum" diye konuştu.
"Bin 800 öğretmen fazlalığı var"
Adana'da bin 800 öğretmen fazlalığı olduğuna da değinen Sarıgeçili, "Atama sistemlerindeki aksaklıklardan dolayı her ilde olduğu gibi Adana merkezde de bin 800 öğretmen fazlalığı var. Bin 300'e yakın da öğretmen ihtiyacı olan bölgemiz var. Güncellemeler ile bu fazla öğretmenler eksik bölgelere dağıtılacak. Ondan sonraki süreçte de resen atama olacak. Resen atamaya karşıyız" dedi.
Öte yandan Sarıgeçili, kentteki okul sayısının yeterli olduğunu söyledi.
@ogretmensitemiz kullanıcı adına sahip bir X hesabı da CİMER'e yazılan bazı şikayetleri paylaştı.
Sayfanın iddiasına göre paylaşılan şikayetler şu şekilde:
- .Dün gece saat 23.30’da ödevle ilgili soru sordum. Hoca hanım çevrimiçi olduğu hâlde cevap vermedi, görüldü attı. Bizimle ilgilenmeyecekse neden o grupta ki?
- Hoca kırmızı kalemle hata düzeltiyormuş. Kırmızı renk şiddeti ve kanı çağrıştırıyor. Çocuğumun bilinçaltına saldırı var. Yeşil kalem kullanılsın, duayı sevsin.
- Öğretmen Instagram hesabında lüks restoranda kebap yerken fotoğraf paylaşmış. Sınıfta durumu olmayan, fakir fukara öğrencisi var; canı çeken çocukları hiç mi düşünmüyor? Bu ne görgüsüzlük!
- Hocanın arabası çok eski ve kirli, okulunun önünde duruyor. Çocuğun vizyonsuz yetişecek diye korkuyorum. Öğretmen dediğin örnek olur.
- Hoca hiç ödev vermiyor. Çocuk evde bütün akşam tabletle oynuyor, boş bırakıyor çocukları. İşini yapmıyor, maaşını hak etmiyor.
- Ödevlerden başımızı kaldıramıyoruz. Akşam ailece bir dizi izleyemez olduk. Kendi anlatması gereken konuları ödev diye bize yıkıyor, biz evde öğretmenlik yapıyoruz.
- Yıl sonu gösterisinde benim kızıma ağaç rolü vermişler. Benim kızım sınıfın en güzeli, neden başrol değil? Öğretmen taraflı davranıyor.
- Çocuğum kalemini açarken çöpü yere dökülmüş. Hoca da “kendin topla” demiş. Benim çocuğum elin çöpünü mü toplayacak? Çocuğumu temizlikçi olarak mı kullanıyorsunuz? Şikâyetçiyim.
- Sınıfta gürültü olunca düdük çalmış. Benim çocuğumun kulakları çok hassas. Eve geldiğinde “kulağım çınlıyor” dedi. Resmen sınıfta gürültü şiddeti uygulanıyor.
- Öğretmen sınıftaki saksıyı benim oğluma sulatıyormuş. Ben çocuğumu oraya bahçıvan olsun diye mi gönderiyorum? Kendi çiçeğini kendi sulasın. Çocuğuma angarya iş yaptırılamaz.
- Sayın yetkili, nöbetçi öğretmen kantinde sucuklu tost yemiş. Benim çocuğum o sırada elma yiyordu. Sucuk kokusunu alınca morali bozulmuş. “Ben neden elma yiyorum?” diye ağlayarak eve geldi. Öğretmenin çocukların önünde iştah açıcı şeyler yemesi yasaklansın, gerekirse kantine girmesin.
- Çocuğun çantasına her gün Nutella koyuyorum. Hoca “sağlıklı beslen” demiş. Sen kimsin de benim çocuğumun şekerine karışıyorsun? Parasını sen mi veriyorsun? Beslenme çantası mahremdir.
- Öğretmen hanım profil fotoğrafına çiçek koymuş. Biz onun yüzünü görmek istiyoruz, çiçek ne alaka? Kendini mi saklıyor, bir vukuatı mı var? Araştırılsın.
- Öğretmenin evinde kedi beslediğini öğrendik. Benim çocuğumun kediye alerjisi var. Öğretmenin üzerindeki görünmez tüy ve pırıltılar sınıfa geliyormuş, çocuk hapşırıyor. Ya kediyi atsın ya da başka okula tayin olsun.



