<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/" xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/" xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/" version="2.0">
  <channel>
    <title>MERSİN OBJEKTİF - Mersin'den En Doğru, En Güncel Haberler</title>
    <link>https://www.mersinobjektif.com.tr</link>
    <description>Mersin'de olan biteni ilk sen öğren. Genç ve dinamik ekibimizle sahadan haberleri Mersinlilerle buluşturuyoruz.</description>
    <atom:link xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" href="https://www.mersinobjektif.com.tr/rss/saglik" type="application/rss+xml"/>
    <language>tr-TR</language>
    <copyright>Copyright © 2024. Her hakkı saklıdır.</copyright>
    <category>News</category>
    <lastBuildDate>Wed, 06 May 2026 11:23:36 +0300</lastBuildDate>
    <ttl>1</ttl>
    <atom:link rel="self" href="https://www.mersinobjektif.com.tr/rss/saglik"/>
    <atom:link rel="hub" href="https://pubsubhubbub.appspot.com/"/>
    <item>
      <title><![CDATA[Çözüm bulamadığı bel ağrısından hastanede takılan pille kurtuldu]]></title>
      <link>https://www.mersinobjektif.com.tr/cozum-bulamadigi-bel-agrisindan-hastanede-takilan-pille-kurtuldu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.mersinobjektif.com.tr/cozum-bulamadigi-bel-agrisindan-hastanede-takilan-pille-kurtuldu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Belinde 10 yıldır hissettiği ağrı nedeniyle yürüme güçlüğü çeken 63 yaşındaki Sıdıka Albahar, vücuduna yerleştirilen "ağrı pili" ile şikayetlerinden kurtuldu.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Evli ve 4 çocuk annesi Albahar, 10 yıl önce belinde başlayan ağrının geçmemesi üzerine doktora başvurdu. Sıkıntılarına ilaç tedavisiyle çözüm bulamayan Albahar'ın omurgası, ameliyatla takılan metal vidalarla sabitlendi. Albahar, geçirdiği operasyona rağmen şiddetli ağrı, uyku problemi ve yürüme güçlüğü çekmesi nedeniyle hayatını idame ettiremez hale geldi. Mersin Üniversitesi Hastanesine başvuran Albahar'ı muayene eden Algoloji Bilim Dalı Öğretim Üyesi Doç. Dr. Mesut Bakır, "ağrı pili (spinal kord stimülasyon)" tedavisi uygulanmasına karar verdi. Hastanede gerçekleştirilen operasyonda bel bölgesine pil yerleştirilen 63 yaşındaki kadının yüzü, ağrı şikayetlerinden kurtulmasıyla güldü.</p>

<p><strong>- "Ev işi yapamıyor, eğilip kalkamıyordum"</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Sıdıka Albahar, AA muhabirine, 10 yıldır hissettiği ağrılardan kaynaklı birçok tedavi yöntemi denediğini söyledi.</p>

<p>Sıkıntılı günler yaşadığını dile getiren Albahar, "Hiç kimseyle konuşmak istemiyordum. Ev işi yapamıyor, eğilip kalkamıyordum. Lavaboya bile gidemiyordum. Ağrı pili takıldıktan sonra normal hayata döndüm, çok rahatım. Günlük her işimi yapıyorum. Hocamdan Allah razı olsun. Şimdi çok rahatım. Ağrılarım yok ve çok güzel uyuyabiliyorum." dedi.</p>

<p><strong>- Ağrı sinyallerinin beyne iletilmesi engelleniyor</strong></p>

<p>Doç. Dr. Mesut Bakır da hastanın geçmişte operasyon geçirdiği omurga bölgesinde yeni fıtık ve kaymalar oluşmasının, kendilerini "ağrı pili" uygulamasına yönlendirdiğini belirtti.</p>

<p><strong>İki aşamalı cerrahi müdahale yapıldığını anlatan Bakır, şöyle konuştu:</strong></p>

<p>"Uygulamanın birinci basamağında kabloları hastanın omuriliğine kapalı yöntemle yerleştiriyoruz. Dışarıdan kontrol sağlayarak hastanın bel ve bacak bölgesinden gelen ağrı sinyallerinin beyne iletilmesini engelliyoruz. Hasta 1 hafta süreyle takip ediliyor ve bu işlemden yeteri kadar tatmin sağladıysak bu sefer ağrı pilini yerleştirme işlemine geçiyoruz. Hastaya da kumandasını vererek ağrı durumuna göre kontrol yapmasını sağlıyoruz."</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Haberde insan, Sağlık, Yaşam</category>
      <guid>https://www.mersinobjektif.com.tr/cozum-bulamadigi-bel-agrisindan-hastanede-takilan-pille-kurtuldu</guid>
      <pubDate>Tue, 28 Apr 2026 13:40:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://mersinobjektifcomtr.teimg.com/crop/1280x720/mersinobjektif-com-tr/uploads/2026/04/cozum-bulamadigi-bel-agrisindan-hastanede-tak-19787027-ampjpg.webp" type="image/jpeg" length="52141"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Mersin'de geliştirilen kalp kapağı patent aldı]]></title>
      <link>https://www.mersinobjektif.com.tr/mersinde-gelistirilen-kalp-kapagi-patent-aldi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.mersinobjektif.com.tr/mersinde-gelistirilen-kalp-kapagi-patent-aldi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Mersin’de geliştirilen, mekanik ve biyolojik özellikleri bir arada sunan yerli kalp kapağının ameliyatlarda kolaylık sağlaması, cerrahi süreci kısaltması ve kalpte oluşabilecek hasarı azaltması hedeflenirken, iki parçalı yapısıyla dikkat çeken çalışma patent alarak tescillendi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Mersin Üniversitesi (MEÜ) Teknoloji Transfer Ofisi bünyesinde akademisyenlerin yürüttüğü çalışmalar sonucunda geliştirilen kalp kapağı, patent alarak önemli bir başarıya imza attı. Mersin Şehir Eğitim ve Araştırma Hastanesi Kalp ve Damar Cerrahisi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Mehmet Erin Tüysüz ile mühendis Zülfü Doğan'ın birlikte yürüttüğü çalışma kapsamında, kalp hastalarına yönelik yeni bir kapakçık türü geliştirildi. Sağlık alanında yenilikçi bir çözüm sunmayı hedefleyen çalışma, Türk Patent ve Marka Kurumu'na yapılan başvurunun ardından ulusal patent tescil belgesi almaya hak kazandı. Geliştirilen mekanik ve biyolojik kalp kapağı çeşidinin ilerleyen süreçte daha geniş kullanım alanı bulması amaçlanıyor. Geliştirilen yeni kalp kapağının, mevcut kapaklardan farklı olarak iki komponentten oluştuğu belirtildi. İç ve dış halka olmak üzere tasarlanan yapı sayesinde, özellikle ameliyat sırasında kapak değişiminin daha kolay hale gelmesi hedefleniyor.<br />
<br />
İkinci ameliyatlarda avantaj sağlayacak<br />
Yeni kapak sistemiyle, daha önce kapak ameliyatı geçiren hastalarda yeniden operasyon gerektiğinde mekanik kapaktan biyolojik kapağa ya da biyolojik kapaktan mekanik kapağa dönüşümün mümkün olabileceği ifade edildi. Bu durumun ameliyat süresini kısaltarak kalpte oluşabilecek hasarı azaltabileceği vurgulandı. Çalışmanın patent sürecinin tamamlanmasının ardından prototip geliştirme, dayanıklılık testleri, hayvan deneyleri ve uluslararası onay süreçlerinin yürütülmesi planlanıyor. İlerleyen dönemde ürünün hem Türkiye'de kullanılması hem de ihracat potansiyeline ulaşmasının hedeflendiğini belirtiliyor.<br />
<br />
"Yeni bir kapak türü olarak patentini almış bulunuyoruz"<br />
Kalp kapağı hastalıklarının toplumda sık karşılaşılan rahatsızlıklar arasında yer aldığını belirten Prof. Dr. Mehmet Erin Tüysüz, "Biz açık kalp cerrahisinde, mekanik ve biyolojik kapaklar olmak üzere farklı kapak türleri kullanarak bu ameliyatları gerçekleştirmekteyiz. Ameliyat süreçlerinde birtakım zorluklar görünce yeni bir kapağın ortaya çıkmasına vesile olduk. Bu kapak, mevcut kapaklardan farklı olarak iki komponentten oluşuyor. Mevcut kapaklar tek bir komponentten oluşurken, bizimki iç ve dış halka olmak üzere iki parçadan oluşup, bu parçaların ameliyat esnasında değişimini kolaylaştıran yeni bir kapak türü olarak patentini almış bulunuyoruz" ifadelerini kullandı.<br />
<br />
"Ameliyatlarda kalpteki hasarlanmayı azaltan bir yapıya sahip"<br />
Mekanik ve biyolojik kalp kapakları arasındaki farklara da değinen Tüysüz, "Mekanik kapaklarda Kumadin dediğimiz bir kan sulandırıcı ilaç kullanıyoruz. Bizim kapaklarımızda, eğer bir kapak ameliyatı daha öncesinden olmuş bir hasta yeniden bir kapak ameliyatı ihtiyacı duyduğunda, mekanik kapağı biyolojik kapağa dönüştürebilme şansına sahip oluyoruz. Aynı zamanda biyolojik kapağı da mekanik kapağa çevirebiliyoruz. Ameliyatın süresini kısaltan ve ikincil ameliyatlarda kalpteki hasarlanmayı azaltan bir yapıya sahip" şeklinde konuştu.<br />
<br />
"Dışa bağımlılığı azaltacak"<br />
Çalışmanın bundan sonraki sürecine ilişkin bilgi veren Tüysüz, "Öncelikle patentini aldık. Bundan sonraki süreç, prototiplendirme, kapağın fonksiyonlarını ve dayanıklılığını test eden yöntemler, hayvan deneyleri, daha sonra da FDA gibi kurumlardan alınan onaylarla insanda denenmesi. Bu, kalp hastalıkları ve özellikle daha önce kapak ameliyatı olmuş hastalar için iyi bir gelişme. Ülkemiz için de hem artı bir değer oluşturması hem de ilerleyen dönemlerde dışa bağımlılığı azaltacak olması önemli. Kendi ülkemizin içerisinden böyle bir ürünün ortaya çıkması ve diğer ülkelere ihraç aşamasına gelmesi bizim açımızdan sevindirici olacaktır. İnşallah ilerleyen dönemlerde bu kapağı kullanılır hale getiririz" dedi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Güncel, Bilim ve teknoloji, Sağlık</category>
      <guid>https://www.mersinobjektif.com.tr/mersinde-gelistirilen-kalp-kapagi-patent-aldi</guid>
      <pubDate>Fri, 17 Apr 2026 10:24:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://mersinobjektifcomtr.teimg.com/crop/1280x720/mersinobjektif-com-tr/uploads/2026/04/a-w685308-01.jpg" type="image/jpeg" length="37963"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Bakanlık'tan yemek siparişlerine yönelik yeni düzenleme]]></title>
      <link>https://www.mersinobjektif.com.tr/bakanliktan-yemek-siparislerine-yonelik-yeni-duzenleme</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.mersinobjektif.com.tr/bakanliktan-yemek-siparislerine-yonelik-yeni-duzenleme" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Ticaret Bakanlığı'nın hayata geçirdiği yeni düzenleme ile birlikte yemek siparişlerinde zorunlu ek ücret uygulamalarına son verildiği belirtildi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Ticaret Bakanlığı tarafından hayata geçirilen yeni düzenlemeyle birlikte yemek sipariş platformlarına yönelik önemli değişiklikler yapıldı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Düzenlemeye göre restoranlardan alınan tüm hizmet bedelleri şeffaf hale getirilecek. Zorunlu ek ücret uygulamaları kaldırılırken, kampanya ve indirim süreçleri gönüllülük esasına bağlandı.</p>

<p>Ayrıca, restoranların kampanyalara katılımı zorunlu olmayacak ve herhangi bir yaptırım uygulanamayacak. Hizmet bedelleri ise açık ve anlaşılır şekilde gösterilecek.</p>

<p>Yeni düzenlemeyle birlikte hem işletmeler hem de tüketiciler için daha şeffaf ve öngörülebilir bir sistem hedefleniyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>iHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Güncel, Sağlık, Yaşam</category>
      <guid>https://www.mersinobjektif.com.tr/bakanliktan-yemek-siparislerine-yonelik-yeni-duzenleme</guid>
      <pubDate>Mon, 13 Apr 2026 09:40:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://mersinobjektifcomtr.teimg.com/crop/1280x720/mersinobjektif-com-tr/uploads/2026/04/ekran-resmi-2026-04-13-094226.png" type="image/jpeg" length="56950"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[34 yıldır su içemeyen yaşlı adam: "Suya hasret kaldım, gülmeye hasret kaldım"]]></title>
      <link>https://www.mersinobjektif.com.tr/34-yildir-su-icemeyen-yasli-adam-suya-hasret-kaldim-gulmeye-hasret-kaldim</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.mersinobjektif.com.tr/34-yildir-su-icemeyen-yasli-adam-suya-hasret-kaldim-gulmeye-hasret-kaldim" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Ankara'da 34 yıldır su içemeyen 79 yaşındaki adam, "Bütün Ankara'da ne kadar hastane varsa, ne kadar yer varsa her yere gittim. 1992 yılından bu zamana kadar suya ve gülmeye hasret kaldım" dedi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Ankara'da yaşayan 79 yaşındaki Mustafa Akbıyık, 34 yıldır su içemediğini söyledi. İddiaya göre, 1992 yılında sobalı evlerinde eşiyle birlikte kömürden zehirlendikten sonra sudan tiksinen Akbıyık, sadece çay ve gazoz içebiliyor. Akbıyık, bu probleminin bir an önce çözülmesini istediğini ve suya hasret kaldığını belirterek doktorlardan yardım istiyor.<br />
Akbıyık, "Kirada otururken kömürden zehirlendik. Evde bir koku vardı o kokunun içerisinde ben yattım. Sabah oldu kalkamadık, komşu geldi. Komşu, 'bunlar niye hala yatıyor, daha önce hiç bu saate kadar yatmazlar' dedi. Pencereyi açtığında içeriden dışarı pis bir duman çıkmış. Hemen zehirlendiler diye polisi aramış" diye konuştu.<br />
<br />
<strong>"Komadan çıktıktan sonra su içemedim"</strong><br />
Hastanede 2 gün komada kaldığını anlatan Akbıyık, "Komadan çıktıktan sonra su içemedim. Eve geldiğimde hala koku vardı. Ondan sonra su içmekte çok zorlandım. Bir yudum içiyorum ama tiksiniyorum. Kendimi kaybediyorum. İlaç içeceğim zaman çocuklar elimi ayağımı tutuyorlar" ifadelerini kullandı.<br />
<br />
<strong>"Suya hasret kaldım, gülmeye hasret kaldım"</strong><br />
Pek çok hastaneye başvurduğunu, ama sorunun çözüme kavuşamadığını dile getiren Akbıyık, "Bütün Ankara'da ne kadar hastane varsa, ne kadar yer varsa her yere gittim. 1992 yılından bu zamana kadar suya hasret kaldım ve gülmeye hasret kaldım" dedi.<br />
<br />
<strong>"Ben de mutlu olmak istiyorum"</strong><br />
Akbıyık, artık çay dışında da bir şeyler içmek istediğini belirterek "Kola olsun, meyve suyu olsun onları asla içemiyorum. Sadece gazoz ve günde 15 bardak çay içiyorum. Ben de artık yaşamak istiyorum. Şu iki günlük dünyada ben de mutlu olmak istiyorum. Su içeyim, kola içeyim, meyve suyumu içeyim" şeklinde konuştu.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.mersinobjektif.com.tr/34-yildir-su-icemeyen-yasli-adam-suya-hasret-kaldim-gulmeye-hasret-kaldim</guid>
      <pubDate>Tue, 10 Mar 2026 11:58:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://mersinobjektifcomtr.teimg.com/crop/1280x720/mersinobjektif-com-tr/uploads/2026/03/gorsel-2026-03-10-115935634.png" type="image/jpeg" length="92395"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[4 yaşındaki İbrahim, 'Kelebek hastalığı' nedeniyle kıyafet giyemiyor]]></title>
      <link>https://www.mersinobjektif.com.tr/4-yasindaki-ibrahim-kelebek-hastaligi-nedeniyle-kiyafet-giyemiyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.mersinobjektif.com.tr/4-yasindaki-ibrahim-kelebek-hastaligi-nedeniyle-kiyafet-giyemiyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Bursa’da yaşayan 'Kelebek hastası' Suriye uyruklu İbrahim Nour (4), 4 yıldır ilaç tedavisiyle hayata tutunmaya çalışıyor. İbrahim, vücudunu saran yaralar nedeniyle kıyafet giyemezken, aile aylık 100 bin lirayı bulan tıbbi malzeme masraflarını ödeyemiyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Nilüfer ilçesinde yaşayan Suriye uyruklu Eylaf Nour’un 4 yaşındaki oğlu İbrahim Nour, halk arasında ‘Kelebek hastalığı’ olarak bilinen Epidermolizis Bülloza (EB) ile dünyaya geldi. 4 yıldır ilaç tedavisi gören İbrahim, ailesinin borç alacağı kimse kalmayınca ilaçlarını da kullanamamaya başladı. Eşi iş bulmak için yurt dışına giden, kirasını ödeyemediği evden çıkarılınca, hasta oğlu ve 7 yaşındaki kızıyla sığındığı yakınının evinde yaşam mücadelesi veren Eylaf Nour, oğlunun aylık 100 bin lirayı bulan tıbbi malzeme masraflarını ödeyemiyor. Hastalığı vücudunun her yerini saran İbrahim ise canı acıdığı için kıyafet giyemiyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>‘AİLE ÇARESİZ DURUMDA'</strong></p>

<p>Ailenin çaresiz olduğunu söyleyerek yard</p>

<p><img alt="4 Y A S I N D A K I I B R A H I M K E L E B E K H A S T A L I G I 1195285 355373" class="detail-photo img-fluid" height="1179" src="https://mersinobjektifcomtr.teimg.com/mersinobjektif-com-tr/uploads/2026/03/4-y-a-s-i-n-d-a-k-i-i-b-r-a-h-i-m-k-e-l-e-b-e-k-h-a-s-t-a-l-i-g-i-1195285-355373.jpg" width="1788" />ım çağrısında bulunan Debra Kelebek Çocuklar Derneği Türkiye Temsilcisi Adem Akyüz, “Geçtiğimiz günlerde, Suriye'den ülkemize gelen bir aile yardım talebiyle bize ulaştı. Çocuğun fotoğraflarına baktığımızda durumunun ağır olduğunu, bakımsızlıktan hastalığının ilerlediğini gördük. Bunların zor bir hayatı varken böyle bir hastalık onları maddi manevi olarak olumsuz etkiledi. Parası kalmayan aile şu an çaresiz durumdadır. Bu ailenin üzerindeki ağır yükün bir an önce alınmasını rica ediyoruz. Hastalığın zorluğu bir zaman sonra işkenceye dönüşüyor” dedi.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>DHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.mersinobjektif.com.tr/4-yasindaki-ibrahim-kelebek-hastaligi-nedeniyle-kiyafet-giyemiyor</guid>
      <pubDate>Wed, 04 Mar 2026 14:13:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://mersinobjektifcomtr.teimg.com/crop/1280x720/mersinobjektif-com-tr/uploads/2026/03/4-y-a-s-i-n-d-a-k-i-i-b-r-a-h-i-m-k-e-l-e-b-e-k-h-a-s-t-a-l-i-g-i-1195282-355373.jpg" type="image/jpeg" length="99537"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Bir gecede ses telleri felç olan anneyi doktor kızı iyileştirdi]]></title>
      <link>https://www.mersinobjektif.com.tr/bir-gecede-ses-telleri-felc-olan-anneyi-doktor-kizi-iyilestirdi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.mersinobjektif.com.tr/bir-gecede-ses-telleri-felc-olan-anneyi-doktor-kizi-iyilestirdi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Artvin'de yaşayan Asiye Sonbay'ın (73) yedikleri, nadir görülen ses tellerinin felç olması sonucu akciğerine kaçtı. Bu nedenle yaklaşık 1 ay yemek yiyemeyen ve 15 kilo veren Asiye Sonbay'ı, Antalya'da kulak burun boğaz uzmanı olan kızı Doç. Dr. Nevreste Didem Sonbay Yılmaz iyileştirdi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p></p>

<p></p>

<p>Artvin’in Hopa ilçesinde yaşayan Asiye Sonbay, bir gecede sesini kaybedip, yedikleri akciğerine kaçınca kendini Antalya'daki doktor kızına emanet etti. Ses teli felci olan Asiye Sonbay'ın kızı kulak burun boğaz uzmanı Doç. Dr. Nevreste Didem Sonbay Yılmaz, yemek yiyemediği için 15 kilo veren annesinin kötüleşen sağlığını yeniden düzeltti. Yaşadıklarını, "Akşam yattım sabah kalktım, sesim yoktu" sözleriyle anlatan Asiye Sonbay, yemeği yutarken aynı anda tıkandığını belirtti. 10 gün beklediğini anlatan Asiye Sonbay, "Geçmeyince Didem araya girdi. Antalya’ya geldim" dedi. Kendini aynı zamanda doktoru da olan kızına emanet etmenin çok farklı ve güzel bir duygu olduğunu belirten Sonbay, "Kızım her şeyden önce nazımı çekti. Benim için mutluluk. Herkese nasip olsun" diye konuştu.</p>

<p></p>

<p>ESPRİ YAPMAYI İHMAL ETMEDİ</p>

<p>Kızının gerçekleştirdiği işlemden sonra kendini çok iyi hissettiğini söyleyen Asiye Sonbay, "Artık sesim güzel. Rahatça konuşuyorum. Daha önce konuşurken sesler kaçıyordu sanki tamamlayamıyordum. Şimdi çok iyiyim. Rahatım" dedi. Rahatça konuştuğunu, derdini anlattığını belirten Sonbay, "Artık telgrafın tellerini de söylüyorum" şeklinde espri yaptı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p></p>

<p>'ÇOK HEYECANLANDIM'</p>

<p>Antalya Eğitim ve Araştırma Hastanesi Kulak Burun Boğaz Kliniği'nden Doç. Dr. Nevreste Didem Sonbay Yılmaz, bir hekim olarak annesini tedavi ederken heyecanlandığını söyledi. Doç. Dr. Yılmaz, "Zordu. Çok fazla elim ayağım titredi ama şöyle bir durum vardı. Annem kötü durumdaydı. Akciğerlerine yemek kaçtığı için yemek yiyemiyordu. Ciddi kilo vermişti. Sıkıntıları çok büyüktü ve bu işlemin yapılması gerekiyordu" dedi.</p>

<p></p>

<p>HASTALIĞI 'SES TELİ FELCİ'</p>

<p>Annesinin hastalığının 'ses telleri felci' olduğunu anlatan Doç. Dr. Yılmaz, şöyle devam etti: "Ses telleri felci genellikle bir ameliyat sonrasında gelişiyor. Tiroid ameliyatı ya da şah damarı ameliyatı sonrasında görülebiliyor ama bazen de annemde olduğu gibi nadiren, hiçbir sebebe bağlı olmadan birden bire kendiliğinden gelişebiliyor. Bu durum tabii önce araştırılıyor ama genel anlamda bir sebep bulamıyoruz. Buna da 'idiyopatik kord vokal paralizisi' diyoruz."</p>

<p></p>

<p>SEBEBİ BİLİNMİYOR</p>

<p>Bu tip hastaların doktora ses kısıklığı şikayetiyle başvurmasına karşın asıl korkutan şikayetin yemeklerin akciğere kaçması olduğunu vurgulayan Doç. Dr. Yılmaz, "Bunun nedeni, yutma hareketi sırasında ses telleri ve sesin gırtlağı kapatması lazım ki yiyecek akciğere kaçmasın. Ancak özellikle sebebi bilinmeyen ses telleri felcinde bu hareket olmuyor ve tolerasyon gelişinceye kadar yiyecekler akciğere kaçıyor. Bu da tıkanma ve öksürüğe neden oluyor" dedi.</p>

<p></p>

<p>BİR AYDA 15 KİLO VERDİ</p>

<p>Annesi Asiye Sonbay’daki en önemli sıkıntının yiyeceklerin akciğerlere kaçması olduğunu anlatan Doç. Dr. Yılmaz, "Bu nedenle 1 aylık sürede çok ciddi olarak, 15 kilo kadar kilo kaybı meydan gelmişti" diye konuştu. Yemek yiyemez hale gelen annesinin bazen bir muzla günü geçirdiğini belirten Doç. Dr. Yılmaz, "Bu tip hastalarda sesi iyileştirmek ikinci sebebimiz ama esas olarak yutmayı düzeltebilmek, yemeklerin, özellikle sıvıların akciğere kaçmasını engellemek gerekiyor" açıklamasında bulundu.</p>

<p></p>

<p>SES TELİNİN ARKASI DOLDURULDU</p>

<p>Annesinin ses teline dolgu maddesi uygulaması gerçekleştirdiğini belirten Doç. Dr. Yılmaz, "Bu işlemde, enjeksiyon materyalini ses tellerinin arka tarafına yaparak sesi doldurup, orta hatta getirmeye çalışıyoruz. Böylece ses teli orta hatta geldiği için hem sesin yorulmadan çıkması sağlanıyor hem de gıdaların akciğere kaçması engelleniyor" dedi. Bu tedavinin 6 ayda bir uygulanması gerektiğini vurgulayan Doç. Dr. Yılmaz, "İşlemden sonraki 6 ay bizim için önemli. Vücut bu süreçte bir adaptasyon mekanizması geliştiriyor. Annemde de öyle. Hala bir ses teli felci var ama yutma güçlüğü ve aspirasyon devam etmediği için herhangi bir şey yapmadan sadece takip ediyoruz" diye konuştu.</p>

<p></p>

<p>CERRAHİ MÜDAHALE DE GEREKEBİLİR</p>

<p>İşlemin ciddi bir riskinin bulunmadığını söyleyen Doç. Dr. Yılmaz, bazen uygulanan dolgu materyalinin su tutmasına bağlı olarak birkaç gün solunum sıkıntısı meydana gelebildiğini söyledi. 6 ayda bir tekrarlanması gereken işlemin bazı durumlarda yetmediğine de dikkati çeken Doç. Dr. Yılmaz, o zaman da cerrahiyle kalıcı bir materyal konulduğunu kaydetti.</p>

<p></p>

<p>'ANNEM ŞU AN GAYET İYİ'</p>

<p>Annesinin şu an gayet iyi olduğunu, enjeksiyondan sonra sesinin çıkmaya ve konuşmaya başladığını anlatan Doç. Dr. Yılmaz, "Artık yutmaya, yemek yemeye ve kilo almaya başladı. Kilo almaya başlayınca da daha enerjik olmaya başladı" dedi.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>DHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.mersinobjektif.com.tr/bir-gecede-ses-telleri-felc-olan-anneyi-doktor-kizi-iyilestirdi</guid>
      <pubDate>Sat, 21 Feb 2026 15:25:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://mersinobjektifcomtr.teimg.com/crop/1280x720/mersinobjektif-com-tr/uploads/2026/02/b-i-r-g-e-c-e-d-e-s-e-s-t-e-l-l-e-r-i-f-e-l-c-o-l-a-n-a-n-n-e-y-i-1179240-350296.jpg" type="image/jpeg" length="52206"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[30 kişi tarafından evinden çıkarılan fil hastası, Ankara'ya götürüldü]]></title>
      <link>https://www.mersinobjektif.com.tr/30-kisi-tarafindan-evinden-cikarilan-fil-hastasi-ankaraya-goturuldu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.mersinobjektif.com.tr/30-kisi-tarafindan-evinden-cikarilan-fil-hastasi-ankaraya-goturuldu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Kayseri'de 12 yıl önce 'fil hastalığı'na yakalanıp zamanla 300 kiloya ulaşan, yatağa bağımlı hale gelen ve 5 yıldır evden çıkamayan Engin Akbadal (48), tedavisi için obez ambulansıyla Ankara’ya götürüldü. Akbadal, duvarlar kırılıp yaklaşık 30 kişi tarafından evinden çıkarıldı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Sarıoğlan ilçesinde yaşayan lise mezunu Engin Akbadal, geçimini çeşitli yerlerde hamallık yaparak sağladı. Yaklaşık 12 yıl önce bir anda kilo almaya başlayan Akbadal'a, başvurduğu hastanelerde bir süre teşhis konulamadı. Aldığı kilolar nedeniyle işini bırakan Akbadal'da, halk arasında 'fil hastalığı' olarak bilinen lenfödem olduğu anlaşıldı. Geçen süreçte tedavi edilemeyen Akbadal, yatağa bağımlı hale geldi. 5 yıldır evden çıkamayan Engin Akbadal, aynı zamanda 300 kiloya ulaştı.</p>

<p></p>

<p>'HAYALLERİM 12 SENENİN ACISINI ÇIKARMAK'</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Engin Akbadal'a, DHA'nın haberi sonrası yardım eli uzandı. Akdabal’ın tedavisi için Ankara7ya götürülmesine karar verildi. Engin Akbadal, "Heyecanlıyım tabii ki. İnşallah bu gidişin hayırlısıyla sağlığımıza kavuşup dönmesi var. Döneceğiz inşallah. Hayallerim, bu geçirdiğim 12 senenin acısını çıkarmak. Eşimle, çocuklarımla bu 12 sene zarfında gidemediğimiz, göremediğimiz yerlere gitmek. Bu süreçte ilk önce biz sosyal medyadan video paylaştık. Allah razı olsun. Bizi sevenlerden, sayanlardan, hepsinden Allah razı olsun. Sonra sevgili büyüğümüz Baki Ersoy tepkisiz kalmadı. Bize yolu gösterdi, sahip çıktı. İnşallah onun sayesinde de sağlığımıza kavuşup, evimize döneceğiz" dedi. Diğer yandan Akbadal'ın evinden kolay çıkış yapabilmesi için bazı duvarlar kırılarak genişletildi. Engin Akbadal, yaklaşık 30 kişinin yardımıyla obez ambulansına bindirildi. Akbadal, tedavisi için dualarla Ankara Etlik Şehir Hastanesi'ne gönderildi.</p>

<p></p>

<p><img alt="698Ee2908C3F68B010B5Fbfd" class="detail-photo img-fluid" height="499" src="https://mersinobjektifcomtr.teimg.com/mersinobjektif-com-tr/uploads/2026/02/698ee2908c3f68b010b5fbfd.webp" width="750" /></p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>DHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.mersinobjektif.com.tr/30-kisi-tarafindan-evinden-cikarilan-fil-hastasi-ankaraya-goturuldu</guid>
      <pubDate>Fri, 13 Feb 2026 12:00:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://mersinobjektifcomtr.teimg.com/crop/1280x720/mersinobjektif-com-tr/uploads/2026/02/698ee2bca95b9dc7b33d14d9.webp" type="image/jpeg" length="26073"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Ufuk Özkan’dan yoğun bakım sonrası ilk açıklama]]></title>
      <link>https://www.mersinobjektif.com.tr/ufuk-ozkandan-yogun-bakim-sonrasi-ilk-aciklama</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.mersinobjektif.com.tr/ufuk-ozkandan-yogun-bakim-sonrasi-ilk-aciklama" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Uzun süredir karaciğer yetmezliğiyle mücadele eden oyuncu Ufuk Özkan, yoğun bakım sürecinin ardından ilk kez duygularını paylaştı. Özkan, "Bu kadar çok sevildiğimi düşünmüyordum. Çok dua eden oldu. Dua eden herkese ve beni sevenlere çok teşekkür ediyorum. Sizin dualarınız benim muhafızlarım oldu" dedi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Ufuk Özkan, yaşadığı zorlu sağlık sürecinde en kritik eşiği geride bıraktı. Başarılı bir karaciğer nakli operasyonu geçiren Özkan, yoğun bakımdan çıktıktan sonra sevenlerine duaları ve destekleri için teşekkür etti. Medipol Mega Üniversite Hastanesi Organ Nakli Bölümü’nün deneyimli cerrahları Prof. Dr. Remzi Emiroğlu, Prof. Dr. Murat Dayangaç, Prof. Dr. Onur Yaprak ve Doç. Dr. Cenk Şimşek hem ünlü oyuncunun hem de donörünün sağlık durumunun gayet iyi olduğunu açıkladı.<br />
"Sizin dualarınız benim muhafızlarım oldu"<br />
Yoğun bakım sürecinin ardında duygularını paylaşan Özkan, "Herkese çok teşekkür ederim. Gözümü açalı 5-6 saat oldu. Yaklaşık 8 saat süren bir cerrahi müdahale yapıldı. Çok kıymetli doktorlarım Prof. Dr. Remzi Emiroğlu, Prof. Dr. Murat Dayangaç, Prof. Dr. Onur Yaprak ve Doç. Dr. Cenk Şimşek inanılmaz bir şey başardılar. Başta eski Sağlık Bakanımız Fahrettin Koca’ya teşekkür ediyorum. Bu kadar çok sevildiğimi düşünmüyordum. Çok dua eden oldu. Dua eden herkese ve beni sevenlere çok teşekkür ediyorum. Sizin dualarınız benim muhafızlarım oldu. Yakında ayakta da görüşeceğiz" şeklinde konuştu.<br />
Öte yandan, önümüzdeki günlerde Ufuk Özkan ve donörü ile ameliyatı gerçekleştiren hekimlerin katılımıyla kamuoyunu bilgilendirmek için bir basın toplantısı da gerçekleştirilecek.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.mersinobjektif.com.tr/ufuk-ozkandan-yogun-bakim-sonrasi-ilk-aciklama</guid>
      <pubDate>Thu, 05 Feb 2026 15:00:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://mersinobjektifcomtr.teimg.com/crop/1280x720/mersinobjektif-com-tr/uploads/2026/02/aw635452-01-1.jpg" type="image/jpeg" length="57676"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA["Stikman" lakaplı Günal Şen, Elon Musk'un tedavisiyle tekrar yürümek istiyor]]></title>
      <link>https://www.mersinobjektif.com.tr/stikman-lakapli-gunal-sen-elon-muskun-tedavisiyle-tekrar-yurumek-istiyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.mersinobjektif.com.tr/stikman-lakapli-gunal-sen-elon-muskun-tedavisiyle-tekrar-yurumek-istiyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İstanbul'da yaşayan Günal Şen (38), 19 yıl önce geçirdiği trafik kazası sonrası omurilik felci geçirdi. Hayata bilgisayar kullanırken yardımcısı olan tahta çubuk ile tutunan ve sosyal medyada "Stickman" lakabıyla tanınan Şen, tekerlekli sandalyede olsa da kendi ayakları üzerinde durmaya çalışıyor. Şen'in tek isteği Elon Musk'ın geliştirmiş olduğu Neuralink tedavisiyle tekrar ayağa kalkabilmek.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>İstanbul'un Arnavutköy ilçesinde yaşayan Günal Şen (38), 19 yıl önce üniversite eğitimini tamamlamak için gitmiş olduğu Kütahya'da geçirdiği trafik kazası sonrası omurilik felci geçirdi. O günden beri yürüme ve vücudunun büyük bir kısmını hareket ettirebilme yetisini kaybederek tekerlekli sandalyede hayatını devam ettirmek zorunda kaldı. Zor zamanlar geçirdiğini söyleyen Günal, ailesi ve akrabalarının desteğiyle hayata tutundu. Sosyal medyada aktif olan ve engelli bireyler için sanal ortamda toplantılar düzenleyen Günal Şen, bilgisayar kullanırken kullandığı tahta çubuk nedeniyle "Stickman" lakabıyla da tanınıyor. Engelliler için özel üretilen gözlük sayesinde ise televizyonu hareket ettirebiliyor.</p>

<p><br />
Şen'in tek isteği ise Elon Musk'ın geliştirmiş olduğu Neuralink tedavisi ile iyileşebilmek ve 19 yıl sonra beynine yerleştirilen çip sayesinde tekrardan yürüyebilmek ve vücudunu hareket ettirebilmek. Şen, Amerika'da geliştirilen bu tedavinin Türkiye'deki sağlık sistemine entegre edilerek bir çok omurilik felci hastasının iyileşmesini ümit ediyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><br />
<strong>"3 Aralık engeller gününde kaza geçirdim"</strong><br />
19 yıl önce Kütahya'da geçirdiği kazadan bahseden Şen, "2006 tarihinde Eylül ayında üniversite okumak için Kütahya şehrine gittim, orada okulumu devam ettiriyordum. 3 Aralık Dünya Engelliler Günü'nde aynı zamanda annemin doğum günü bir trafik kazası geçirdim ve boynumdan aşağı felç olarak kaldım. Kazada üç kişiydik, arkadaşım arabayı mıcıra kaptırdı. Üç takla atıp, 51 metre sürüklenerek tarlaya uçtuk. Benim o anda boynum çıt diye bir ses çıkardı ve o an boynumdan aşağı hiçbir yerim hareket etmiyordu. Sadece sağ kolum hareket ediyordu. Anında ambulans gelerek müdahale etti. Beni hemen bulunduğum şehirden İzmir'e naklederek ameliyatım gerçekleşti. Omurlarımda C4 ve C5 zedelenmesi sonucu dediğim gibi hayatımı bu şekilde idame ettiriyorum" dedi.</p>

<p><br />
<strong>Kaza sonrası sudan çıkmış balık gibiydim</strong><br />
Geçirdiği kaza sonrası felcin psikolojik etkisinden bahseden Şen, "Kaza yaptıktan sonra sudan çıkmış balık gibiydim, ne yapacağımı bilmiyordum. Beni yönlendirecek kimse yoktu. Çok zorluklar çektim. Suratıma sinek konuyor, sineği kovamıyorum. Suratım kaşınıyor, suratımı kaşıyamıyorum. Düşünsenize hiçbir şeyiniz yok. Bir anda bütün vücudunuzun kontrolünü kaybediyorsunuz ve vücudunuza hükmedemiyorsunuz" şeklinde konuştu.</p>

<p><br />
<strong>"Kaza yapınca etrafımda arkadaşlarımdan kimse kalmadı"</strong><br />
Kaza sonrası süreçte yalnız bırakıldığını ifade eden Şen, "Kaza yapmadan önce çok arkadaşım vardı. Biraz da popüler bir çocukluk yaşadık. Çünkü break dans, hip hop yapıyorduk, çevrem çok genişti. Kaza yaptıktan sonra etrafımda arkadaşlarımdan kimse kalmadı. Kazayı yeni yaptığım tarihlerde akülü sandalyemde dışarı çıktım, geziyordum. Üç dört tane kadın toplanmışlar, muhabbet sohbet ediyorlar. Onların yanından geçiyordum, anadan doğma mı sonradan olma mı dedi bana. Benim bir moralim bozuldu, ben oradan çıktım geldim, eve girdim, birkaç ay evden çıkmadım" diye konuştu.</p>

<p><br />
<strong>"Ayaklarım tutmasa da kendi ayaklarımın üzerinde durmaya çalışıyorum"</strong><br />
Zorlukların kendisini yıldırmadığını ve internet üzerinden para kazandığını anlatan Günal Şen, "Ben 19 yıldır kendi ekmeğimi kendim kazanıyorum. Ayaklarım tutmasa da kendi ayaklarımın üzerinde durmaya çalışıyorum. Yeter ki inanın, yeter ki isteyin. Ben bu halimle bunları yapabiliyorsam siz daha fazlasını yapabilirsiniz" dedi.</p>

<p><br />
<strong>"Engelliler için bir topluluğumuz var"</strong><br />
Sanal ortamda engellerin ortadan kalktığını belirten Şen, "Bir engelli topluluğumuz var. Orada benim gibi bireyler ve yakınlarına internet üzerinden nasıl gelir elde edilebileceğini öğretmeye çalışıyoruz. On dokuz yıllık deneyimimi, yaşadığım her şeyi onlara aktarıyorum" dedi.</p>

<p><br />
<strong>"Aklımda olan tek şey yürütebilmek"</strong><br />
Tek hayalinin eski sağlığına kavuşmak ve yürüyebilmek olduğunu söyleyen Şen, "On dokuz yıldır tek aklımda olan şey yürütebilmek. Bunun için ne yapabilirim, ne gibi tedaviler var sürekli araştırıyorum. 2016 yılında Elon Musk'ın Neuralink çipini (beynine takılan çipi) duyduğumda çok büyük bir umut besledim. Çok inandım ve bu inancımın sonucunda sürekli yine araştırmaya devam ettim. Şu an için en net, somut Elon Musk'ın Neuralink çipi ameliyatı. İlk fazda beynine takılıyor, ikinci fazda omuriliğe takılacak. Bu da benim gibi omurilik felçlilerin yürümesine imkan sağlayacak" açıklamalarında bulundu.</p>

<p><br />
<strong>Türkiye'de ilk Neuralink hastası olmak istiyorum</strong><br />
Türkiye'de bu tedaviyi uygulayan ilk birey olmak istediğini söyleyen Günal Şen, "Türkiye'den ilk astronotumuz uzaya çıkmıştı, Alper Bey, onun gibi ben de bir ilk olmak istiyorum. Bunun da çözümü Neuralink'in yani Elon Musk'ın Neuralink ameliyatının gerçekleşmesi. Bunun için başvurumu yaptım, bekleme sırasındayım.<br />
Türkiye'nin sağlık sistemi çok iyi olduğu için Türkiye'de de bu ameliyatı gerçekleştirebileceklerine inanıyorum. Buradan yetkililere sesleniyorum. Lütfen benim umudum olun. Benim gibi binlercesi var, milyonlarcası var. Türkiye'de omurilik felçlileri sırasıyla tek tek bu ameliyatı olabilsin, eski sağlıklarına kavuşabilsinler" dedi.</p>

<p><br />
<strong>Haberi alınca dünyamız yıkıldı</strong><br />
On dokuz yıl önce yaşanan kaza sonrası oğlunun yanına giden baba Ayhan Şen, "Günal'ın kaza haberini aldıktan sonra dünyamız yıkıldı. İzmir Ege Üniversitesi'ne bir gittim ki bir baktım ağacı budarsın da upuzun yatırırsın ya, benim oğlum öyle yatıyordu. Oğluma sordum, oğlum ellerini oynatabiliyor musun, 'hayır baba'. Kollarını oynatabiliyor musun, ayaklarını oynatabiliyor musun, 'hayır baba' dedi. Ama kendisi gülüyor. İnşallah iyileşeceksin oğlum deyip dışarı çıktım. Dışarıda başladım ağlamaya" diyerek yaşadıklarını anlattı.</p>

<p><br />
<strong>Oğlumu ayağa kaldıramadan ölürsem gözüm açık gidecek</strong><br />
Oğlunun yürümesini isteyen baba Şen, "Sadece tek korktuğum nokta oğlumu ayağa kaldıramadan ölürsem gözlerim açık gider. Ben sadece yetkililere seslenmek istiyorum. İmkanı olanlar, ne bileyim yurt dışıyla alakalı olanlar lütfen yardımcı olsunlar. Bu tür insanlara bir ömür boyu hayır duası almak istiyorlarsa yardımcı olsunlar. Ne olursunuz bizim gibi insanların seslerini duyun" şeklinde konuştu.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.mersinobjektif.com.tr/stikman-lakapli-gunal-sen-elon-muskun-tedavisiyle-tekrar-yurumek-istiyor</guid>
      <pubDate>Tue, 03 Feb 2026 11:16:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://mersinobjektifcomtr.teimg.com/crop/1280x720/mersinobjektif-com-tr/uploads/2026/02/a-w633575-01.jpg" type="image/jpeg" length="56491"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Uzmanlar, sınav odaklı eğitim sistemi ve erken yaşta sosyal medya kullanımının gençlerde yalnızlık ve mutsuzluğu artıran]]></title>
      <link>https://www.mersinobjektif.com.tr/uzmanlar-sinav-odakli-egitim-sistemi-ve-erken-yasta-sosyal-medya-kullaniminin-genclerde-yalnizlik-ve-mutsuzlugu-artiran</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.mersinobjektif.com.tr/uzmanlar-sinav-odakli-egitim-sistemi-ve-erken-yasta-sosyal-medya-kullaniminin-genclerde-yalnizlik-ve-mutsuzlugu-artiran" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Gençlerin ruh haline ilişkin yapılan araştırmaların dikkat çekici sonuçlar ortaya koyduğunu belirten Necmettin Erbakan Üniversitesi Ahmet Keleşoğlu Eğitim Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ercan Yılmaz, yapılan değerlendirmelere göre gençlerin yarısından fazlasının kendisini mutlu, neşeli ve heyecanlı hissettiğini ifade ederken, yarısına yakınının ise mutsuzluk, yalnızlık ve duygusal yorgunluk yaşadığını belirtti.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Necmettin Erbakan Üniversitesi Ahmet Keleşoğlu Eğitim Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ercan Yılmaz Türkiye ölçeğinde gençler üzerine bir araştırma yaptıklarını belirterek, "15-23 yaş arasında gençler üzerinde gerçekleştirdiğimiz bir çalışma sonucunda gençlerin mutluluğu ve yalnızlık duyguları üzerinde önemli sonuçlar ortaya çıktı. Araştırmamızın örneklerinde yaklaşık bin 547 genç var. Bu araştırmayı yüzde 95 güven aralığında güvenilir bir örneklem büyüklüğünde gerçekleştirdik. Araştırmamızda geçerli ve güvenilir ölçme araçları kullandık. Araştırma sonuçlarımıza göre gençlerin yarısından fazlası olumlu duygular yaşıyor. Daha mutlu, daha neşeli, kendisini daha mutlu hissediyor, heyecanlı hissediyor. Ama yarısına yakını da mutsuz, neşesiz, her şeyden önce duygusal yorgunluk ve yalnızlık hissediyor. Yine baktığımız zaman araştırma sonuçlarında erkek gençler, kadın gençlere göre daha fazla mutsuz ve yalnızlık duygularını daha fazla hissediyorlar. Erken yaşta sosyal medya kullanımı gençleri yalnızlığa yönlendiriyor ve yalnızlık duygusunu daha fazla arttırıyor. Aynı zamanda mutsuz ediyor. Gençler sosyal ortamlarda, sosyal medyada olsa bile o ortamlarda kendilerini yalnız hissedebiliyorlar" dedi.<br />
<br />
"Eğitim sistemimiz çocuklarımızı daha fazla yorgun, daha fazla mutsuz ve daha fazla yalnız hale getiriyor"<br />
Eğitim sisteminin öğrencileri daha duygusallaştırarak yorgun hale getirebildiğini ifade eden Prof. Dr. Ercan Yılmaz, "Çocuklarımızda ciddi bir şekilde sınav performansı kaygısı var. Aileler çocuklarının başarılı olabilmesi için her türlü ortamı oluşturmaya çalışıyor. Ama bu oluşturma çabası aynı zamanda çocuklarda bir beklenti de oluşturuyor. Çocukların eğitim sürecine bu beklentiyi karşılayamaması ya da beklentiyi karşılamak için ciddi bir şekilde çaba içerisine girmesi, bir mücadele içerisine girmesi gençleri daha fazla duygusal yorgun haline getirebilir veya bu süreçte kendilerini daha fazla yalnız hissettirebilir. Birinci bulgu bu esasında. Yani bizim eğitim sistemimiz çocuklarımızı daha fazla yorgun, daha fazla mutsuz ve daha fazla da yalnız hale getiriyor. Bunlardan birincisi de yani eğitim sistemimizin maalesef sınav odaklı bir eğitim anlayışı olması ve çocuklarımızın performansının sınav merkezli birtakım yaklaşımlarla ölçülmeye çalışılması. Yine yoğun bir şekilde sosyal medya kullanımı yani erken yaşlarda sosyal medya kullanan çocuklar, gençler daha geç yaşlarda sosyal medya alışkanlığı olan gençlere göre daha fazla mutsuz, daha fazla yalnız. Erken yaşlarda sosyal medya kullanımına başlamak süreç içerisinde gençleri daha fazla yalnız, daha fazla mutsuz edebiliyor" ifadelerini kullandı.<br />
<br />
"Bilişin, bilincin, bilginin, duygunun paylaşılmadığı bir ortamda çocuklar kendilerini daha fazla yalnız hissedebilir"<br />
Çocuklar aile ortamında bulunsa bile tüm aile üyelerinin sosyal medyanın içerisinde olduğunu dikkat çeken Prof. Dr. Ercan Yılmaz, "Evet, herkes evde, aynı fiziki ortamda ama bilinçleri, duyguları aynı ortamda değil. Sonuç olarak bilişin, bilincin, bilginin, duygunun paylaşılmadığı bir ortamda çocuklar kendilerini daha fazla yalnız hissedebilirler. Yine eğitim sistemimiz de böyle maalesef. Yani biz çocuklarımızı bilgi aktarılması gereken varlıklar olarak görüyoruz. Ama varlık böyle bir şey değil. Yani sanatın olmadığı, sporun olmadığı bir yerde, duygunun olmadığı bir yerde, çocuklar duygularını ifade edemediği, aynı zamanda enerjisini aktaramadığı ortamlarda kendisini daha fazla duygusal yorgun hissedebilir, daha fazla yalnız hissedebilir, daha fazla mutsuz olabilir. Çünkü zamanımızda gençler çok fazla kalori alıyor. Ama bu kaloriyi, bu enerjiyi harcayabilecek ortamlar bulamıyorlar. Yani gençlerimizin çoğunda rutin bir spor alışkanlığı yok, sanatsal faaliyetler yok. Bunlar da gençlerin kendisini daha rahat ifade edememesine sebep olabilir. Bu da beraberinde hem mutsuzluğu hem de yorgunluğu getirebilir" diye konuştu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.mersinobjektif.com.tr/uzmanlar-sinav-odakli-egitim-sistemi-ve-erken-yasta-sosyal-medya-kullaniminin-genclerde-yalnizlik-ve-mutsuzlugu-artiran</guid>
      <pubDate>Sun, 01 Feb 2026 10:14:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://mersinobjektifcomtr.teimg.com/crop/1280x720/mersinobjektif-com-tr/uploads/2026/02/gencler-duygusal-yorgunluk-ve-yalnizlik-hissediyor.webp" type="image/jpeg" length="66897"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[1 yaşındaki bebeğin sırtından çıkan şey doktorları bile şaşkına çevirdi]]></title>
      <link>https://www.mersinobjektif.com.tr/1-yasindaki-bebegin-sirtindan-cikan-sey-doktorlari-bile-saskina-cevirdi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.mersinobjektif.com.tr/1-yasindaki-bebegin-sirtindan-cikan-sey-doktorlari-bile-saskina-cevirdi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Kahramanmaraş’ta sırt üstü yatmak istemeyen ve huzursuzluğu artan 1 yaşındaki bebeğin sırtından, omurilik kanalına çok yakın ve akciğer zarına doğru ilerleyen yaklaşık 2 santimetrelik metal tel çıkarıldı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Kahramanmaraş’ta sırt üstü yatmak istemeyen, yatırıldığında ağlama ve huzursuzluk yaşayan 1 yaşındaki bebek, ailesi tarafından hastaneye götürüldü. Farklı ortopedi, çocuk cerrahisi ve beyin cerrahisi kliniklerine başvurulan bebeğin sırt bölgesinde yabancı bir cisim olduğu belirlendi. Ancak müdahalenin zor olduğu gerekçesiyle, cismin çıkarılması için 8 yaşına kadar beklenmesi gerektiği aileye bildirildi.</p>

<p>Aile, son olarak bebeğini HG Hospital’e getirdi. Beyin ve Sinir Cerrahisi Uzmanı Prof. Dr. İdris Altun tarafından yapılan tetkiklerde, yabancı cismin cilt altında, omurilik kanalına çok yakın bir bölgede bulunduğu ve akciğer zarına doğru ilerlediği tespit edildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><img alt="Görsel 2026 01 30 125558457" class="detail-photo img-fluid" height="766" src="https://mersinobjektifcomtr.teimg.com/mersinobjektif-com-tr/uploads/2026/01/gorsel-2026-01-30-125558457.png" width="532" /></p>

<p>Bebek, genel anestezi uygulanmadan; lokal anestezi ve sedasyon eşliğinde ameliyata alındı. Yapılan başarılı müdahalede yabancı cisim tamamen çıkarıldı. Cismin, ince zımba teline benzer metal bir tel olduğu ve yaklaşık 2 santimetre uzunluğunda bulunduğu belirlendi. Hasta, operasyonun ardından aynı gün taburcu edildi.</p>

<h3><strong>“Akciğer zarına doğru ilerleyen yabancı bir cisim tespit ettik”</strong></h3>

<p>Operasyona ilişkin açıklama yapan Prof. Dr. İdris Altun, “Sırtında yabancı bir cisim olduğu söylenmiş ancak çıkarılamayacağı ve 8 yaşına kadar beklenmesi gerektiği ifade edilmişti. Bize başvurduğunda yaptığımız tetkiklerde, cilt altında, omurilik kanalına çok yakın ve akciğer zarına doğru ilerleyen bir yabancı cisim tespit ettik. Hastamızı tamamen uyutmadan, lokal anestezi ve sedasyon eşliğinde müdahale ederek lezyonu tamamen çıkardık” dedi.</p>

<p><img alt="Ekran Görüntüsü 2026 01 30 125525" class="detail-photo img-fluid" height="497" src="https://mersinobjektifcomtr.teimg.com/mersinobjektif-com-tr/uploads/2026/01/ekran-goruntusu-2026-01-30-125525.png" width="695" /></p>

<p>Çıkarılan cismin yaklaşık 2 santimetre uzunluğunda metal bir tel olduğunu belirten Altun, “Bu yabancı cisim alınmasaydı enfeksiyon gelişebilir, omurilik kanalında ciddi hasarlar oluşabilirdi. Çocuk büyüdükçe cismin hareket etmesine bağlı olarak omurilikte zedelenmeler meydana gelebilirdi. Ayrıca yana doğru ilerleyerek akciğer zarına ve akciğere batma riski vardı. Bu durum enfeksiyona ve ilerleyen süreçte tümörle karışabilecek tablolara yol açabilirdi. Şu an hastamız gayet sağlıklı, gerekli kontrolleri yaptık ve aynı gün taburcu ettik” ifadelerini kullandı.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.mersinobjektif.com.tr/1-yasindaki-bebegin-sirtindan-cikan-sey-doktorlari-bile-saskina-cevirdi</guid>
      <pubDate>Fri, 30 Jan 2026 12:52:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://mersinobjektifcomtr.teimg.com/crop/1280x720/mersinobjektif-com-tr/uploads/2026/01/ekran-goruntusu-2026-01-30-125515.png" type="image/jpeg" length="36971"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Eşini ve kızını kaybetti, Soma'ya umut oldu]]></title>
      <link>https://www.mersinobjektif.com.tr/esini-ve-kizini-kaybetti-somaya-umut-oldu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.mersinobjektif.com.tr/esini-ve-kizini-kaybetti-somaya-umut-oldu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Kartalkaya'daki yangın faciasında ailesini kaybeden acılı baba Hilmi Altın, yaşadığı büyük acıyı toplumsal faydaya dönüştürerek Soma'ya ruh sağlığı merkezi kazandırılması için öncülük etti.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Soma Belediyesi tarafından Soma Devlet Hastanesi'ne tahsis edilen binanın, Toplum ve Ruh Sağlığı Merkezi olarak hizmet vermesi için önemli bir adım atıldı. Merkezin tadilat ve tefrişat çalışmalarını kapsayan protokol, Manisa İl Sağlık Müdürlüğü'nde düzenlenen törenle imzalandı.<br />
Protokol, hayırsever Fatma Tonguç adına damadı Hilmi Altın ile Manisa İl Sağlık Müdürü Uzm. Dr. Mehmet Fatih Zeren arasında gerçekleştirildi. Yapılan anlaşma kapsamında, söz konusu bina ruh sağlığı hizmetleri sunacak şekilde yeniden düzenlenecek.<br />
Bolu Kartalkaya Kayak Merkezi'nde yaşanan yangında eşini ve kızını kaybeden Hilmi Altın, yaşadığı büyük acıya rağmen topluma fayda sağlayacak projelere öncülük etmeyi sürdürüyor. Altın, kısa süre önce kaybettiklerinin anısını yaşatmak adına memleketi Soma'da çeşitli sosyal projeleri hayata geçireceğini açıklamıştı.<br />
Hayata geçirilen bu proje ile birlikte, ruh sağlığı hizmetlerine erişimin artırılması ve Soma halkı için önemli bir ihtiyacın karşılanması hedefleniyor. Acının dayanışma ve iyiliğe dönüştüğü bu anlamlı girişim, hem toplumsal farkındalığa katkı sağlamayı hem de insan hayatına dokunan kalıcı bir değer oluşturmayı amaçlıyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.mersinobjektif.com.tr/esini-ve-kizini-kaybetti-somaya-umut-oldu</guid>
      <pubDate>Thu, 29 Jan 2026 17:09:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://mersinobjektifcomtr.teimg.com/crop/1280x720/mersinobjektif-com-tr/uploads/2026/01/a-w630737-01.jpg" type="image/jpeg" length="54590"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Sıcak su torbasının patlamasıyla vücudunun yüzde 30’u yandı]]></title>
      <link>https://www.mersinobjektif.com.tr/sicak-su-torbasinin-patlamasiyla-vucudunun-yuzde-30u-yandi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.mersinobjektif.com.tr/sicak-su-torbasinin-patlamasiyla-vucudunun-yuzde-30u-yandi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Bacağına koyduğu sıcak su torbası patlayan 51 yaşındaki Fariz Aydın’ın vücudunun yaklaşık yüzde 30’u yandı. Acı içinde kalan Aydın, "Kaynar su koymuştum, torbanın havasını almamıştım, 5 dakika geçti, patladı. Sadece vücudumun yandığını hissettim, pijamanın içinden torbayı çıkarana kadar ellerim, karın bölgesi, bacağım yandı, bilgi almadan kullanmasınlar" dedi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Soğuk kış günlerinde birçok vatandaşın ısınmak için kullandığı sıcak su torbaları çeşitli nedenlerle kimi zaman kişilerde yanıklar meydana getirebilirken uzmanlar uyarıyor. İstanbul’un <strong>Esenyurt</strong> ilçesinde yaşayan 51 yaşındaki Fariz Aydın’ın da iddiaya göre 24 Aralık günü pijamasının içerisinden platin bulunan, ağrıyan bacağına koyduğu sıcak su torbası patladı. Vücudunda hissettiği sıcaklıkla yerinden fırladığını söyleyen Aydın, hemen hastaneye koştu. Avrupa’nın en büyük merkezlerinden biri olarak gösterilen Başakşehir Çam ve Sakura Şehir Hastanesi Yanık Tedavi Merkezi’ne gelen Aydın’ın el, karın ve bacak bölgesinde yanıklar olduğu tespit edildi ve hemen tedaviye başlandı. Vücudunun yaklaşık yüzde 30’unun yandığı belirlenen Aydın, başarılı tedavi sürecinin ardından taburcu edilirken yaşadıklarını anlattı. Yanık Merkezi Sorumlusu, Genel Cerrahi Uzmanı Prof. Dr. Mustafa Turan ise hem hastasının durumuna ilişkin konuştu hem de ev kazalarına karşı uyarılarda bulundu.<br />
<br />
"Su kaynardı, havasını almadım, bilgi almadan kullanmasınlar"<br />
Kontrolleri süren 51 yaşındaki Fariz Aydın, "Saat 01.00 civarında oldu. Daha önce trafik kazası geçirmiştim, ayağımda platin var. Ondan dolayı rahatsız oluyordum, ayağımın üstüne koyunca rahatlıyordum. Bir beş dakika geçti, patladı. Birden ayaklarımın yandığını hissettim. Pijamanın iç kısmına koymuştum. Kaynar su koymuştum, bir de torbanın havasını almamıştım. Ses yok sadece vücudumun yandığını hissettim, pijamanın içinden torbayı çıkarana kadar ellerim yandı. Karın bölgesi, bacağım yandı. Acı oldu, tarifi yok, buraya gelene kadar üzerine buz koydum, rahatlamıyorsun. Nasıl kullanacağımı, kaç derece sıcaklıkta su koyacağımın bilgisini almadan kesinlikle kullanmam. Kişiler, kaliteli bir ürün alsınlar, aldıkları yerden bilgi almadan kullanmasınlar" diye konuştu.<br />
<br />
"Son yıllarda sıcak su torbası olayları artmaya başladı"<br />
Yanık durumlarında kişilerin öncelikle çeşme suyu altında bölgenin enerjisini 15-20 dakikalık bir süreçte alması gerektiğini söyleyen Prof. Dr. Mustafa Turan, sonrasında yanan noktanın ıslak, temiz bir malzemeyle muhafaza edilerek sağlık kuruluşuna başvurulması gerektiğini söyledi. Prof. Dr. Turan, "Kışın soba yakılmasına bağlı olarak özellikle sobayı tutuşturmak için kullanılan ürünlerin; tiner, mangal jeli yanıkları bazen kolonya atabiliyorlar. Bu tarz yanıklar gelebiliyor. Bir de son yıllarda sıcak su torbası olayları artmaya başladı. Dikkat etmek lazım, sıcak su konduğu zaman özellikle 50 dereceyi geçtiği zaman bir anda bu ürünler deforme oluyor. Hasta da torbaya 1 ya da 1,5 litre çok sıcak su koymuş oluyor ve vücudun geniş alanlarında yanıklar oluşabiliyor. Poliklinikten takip ettiğimiz hastalar olabiliyor, bu ürünlerin kullanımında kaynar su kesinlikle kullanılmaması lazım. İçindeki havanın alınması lazım, kapağının iyi oturan şekilde çalışması gerekiyor. Ürünlerin kaliteli olmasına dikkat etmek lazım" dedi.<br />
<br />
"Bazen o sıcak su torbasıyla uyunuyor, tehlikeli"<br />
Kişilerin kimi zaman sıcak su torbasıyla uyuduklarını ancak bunun yapılmaması gerektiğini belirten Prof. Dr. Turan, "Bazen o sıcak su torbasıyla uyunuyor, uykudan uyandıklarını belirtiyorlar, hasta üzerine yatabiliyor, dikkat edelim. Hastamızda yüzde 30 yanık söz konusu. Halkımızın bu tarz ürünleri kullanırken dikkatli olmasını öneriyoruz. Gece ağrılarından dolayı hasta bu ürünü kullanmış. Sıcak su koymuş ve bir anda yüzde 30 yanıkla ve anormal derece bir ağrıyla bize başvurdu. Bu ürünlerle yatılması da tehlikeli çünkü üzerine yatıp basıncı artırması söz konusu olabilir. Çok sıcak olduğu zaman içerisine buhar birikiyor, o buhar basınç oluşturuyor ve hemen patlamasına yol açabiliyor. Kapaklarının oturmasına iyi dikkat edelim, eski ürünleri kullanmayalım" şeklinde konuştu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p></p>

<p><img alt="A W627672 03" class="detail-photo img-fluid" height="1600" src="https://mersinobjektifcomtr.teimg.com/mersinobjektif-com-tr/uploads/2026/01/a-w627672-03.jpg" width="1204" /><img alt="E4507B61 9F5E 4176 A760 Dbdd62A422Cf" class="detail-photo img-fluid" height="720" src="https://mersinobjektifcomtr.teimg.com/mersinobjektif-com-tr/uploads/2026/01/sds/e4507b61-9f5e-4176-a760-dbdd62a422cf.jpg" width="1280" /></p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.mersinobjektif.com.tr/sicak-su-torbasinin-patlamasiyla-vucudunun-yuzde-30u-yandi</guid>
      <pubDate>Sun, 25 Jan 2026 11:00:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://mersinobjektifcomtr.teimg.com/crop/1280x720/mersinobjektif-com-tr/uploads/2026/01/images-3-5.jpg" type="image/jpeg" length="10475"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[ABD, Dünya Sağlık Örgütü'nden resmen ayrıldı]]></title>
      <link>https://www.mersinobjektif.com.tr/abd-dunya-saglik-orgutunden-resmen-ayrildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.mersinobjektif.com.tr/abd-dunya-saglik-orgutunden-resmen-ayrildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[ABD’nin, Dünya Sağlık Örgütü'nden ayrılma sürecinin resmen sonuçlandığı bildirildi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>ABD Sağlık ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı (HHS), Amerika Birleşik Devletleri'nin Dünya Sağlık Örgütü'nden (DSÖ) ayrılma sürecinin resmen sonuçlandığını duyurdu. ABD yasalarına göre, örgütten ayrılmak için bir yıl önceden bildirimde bulunulması ve tüm ödenmemiş borçların kapatılması gerekiyor. Yetkililer, ABD'nin şu anda DSÖ'ye yaklaşık 260 milyon dolar borcu bulunduğunu belirtti. Uzmanlar ise ABD'nin bu ödemeyi yapmasının pek olası görünmediğini ve DSÖ'nün bu parayı tahsil etmek için elinde sınırlı yasal araç olduğunu kaydetti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p></p>

<p>HHS tarafından yapılan açıklamada, DSÖ'ye yönelik tüm ABD hükümet fonlarının kesildiği ve örgüt bünyesinde görev yapan tüm personel ile yüklenicilerin geri çağrıldığı ifade edildi.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>DHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.mersinobjektif.com.tr/abd-dunya-saglik-orgutunden-resmen-ayrildi</guid>
      <pubDate>Fri, 23 Jan 2026 10:00:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://mersinobjektifcomtr.teimg.com/crop/1280x720/mersinobjektif-com-tr/uploads/2026/01/a-b-d-d-u-n-y-a-s-a-g-l-i-k-o-r-g-u-t-u-n-d-e-n-r-e-s-m-e-n-a-y-r-1130088-335552.jpg" type="image/jpeg" length="48063"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[12 yaşındaki çocuk 8 yıldır öksürüyor]]></title>
      <link>https://www.mersinobjektif.com.tr/12-yasindaki-cocuk-8-yildir-oksuruyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.mersinobjektif.com.tr/12-yasindaki-cocuk-8-yildir-oksuruyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Düzce'de yaşayan 12 yaşındaki Hasan Emre, 8 yıldır dinmeyen öksürük krizleri yüzünden ne gece uyuyabiliyor ne de okula odaklanabiliyor. Kullandığı kortizonlu ilaçlar nedeniyle kilo aldığını ve çok sevdiği futboldan uzaklaştığını söyleyen Hasan Emre, "Bu öksürük benim normal yaşamamı etkiliyor. Derslerimde ve birçok aktivitemde beni geriletiyor" dedi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Aziziye Mahallesi'nde ikamet eden ortaokul öğrencisi Hasan Emre Özkul'un 4 yaşındayken başlayan öksürük şikayeti, son 4 yılda şiddetlenerek krizlere dönüştü. Okulda, evde ve uykuda sürekli öksürük nöbetleri geçiren Özkul, hem eğitim hayatında düşüş yaşıyor hem de yaşıtları gibi sosyal aktivitelere katılamıyor. Hasan Emre'nin ailesi, gitmedikleri doktor kalmamasına rağmen teşhis konulamayan hastalık için yetkililerden yardım bekliyor.<br />
<br />
<strong>"Tıbbi olarak çare bulamadık"</strong><br />
Anne Emine Özkul, oğlunun hastalığına tıbbi olarak bir türlü çare bulunamadığını söyledi. Çocuğunun okul hayatına sağlıklı devam edemediğini belirten anne Özkul, "Yıllardır gece, gündüz bu durumu yaşıyoruz. Çocuğum okul hayatına sağlıklı devam edemiyor. Bu öksürük çok küçük yaşta başladı. 8 yıldır öksürük krizleri var ama son 4 yıldır bu şekilde fazlalaştı. Alerji dediler, 3 alerji doktoruna götürdüm. Maalesef alerjisi yok. Tıbbi olarak bir şey yapamadılar. Sadece deneme ilaçlar veriyorlar. O ilaçlar kortizonlu ağır ilaçlar. Çocuğumu sağlık olarak da etkilemeye başladı" dedi.<br />
<br />
<strong>"Okul ve sosyal hayatı her geçen gün kötüye gidiyor"</strong><br />
Oğlunun derslerinde eskiden çok başarılı olduğunu ancak hastalığı nedeniyle notlarının düştüğünü ifade eden Özkul, "Benim çocuğum zayıf bir çocuktu. Kilo aldı. Oyun oynayamıyor. Futbolu çok seviyor, futbol oynayamıyor. Benim çocuğum bu şekilde çocukluğunu yaşayamıyor. Ortaokula başladığında ilk 10 öğrenci ilk 20 öğrenci içindeydi. Şuanda ders notları maalesef git gide düşüyor. Buna rağmen kendisi mücadele ediyor. Derslerini bırakmıyor" diye konuştu.<br />
<br />
<strong>"Nereye götüreceğimi de, kime gideceğimi de bilmiyorum"</strong><br />
Gittikleri hastane tecrübelerini de anlatan Özkul, şöyle konuştu:<br />
"Alerji doktorları çocuğumda alerjik bir durum olmadığını söylediler. En son gittiğim alerji doktoru da alerjik durumun bu şekilde olmayacağını söyledi. Çocuk göğüs doktoruna götürdüm. Çok zor buldum. Maalesef ülkemizde çocuk göğüs doktoru çok nadir. Onda da nefes borusunun yumuşak dokuda olduğu söylendi. Ben tıbbi olarak bilmiyorum ama boğazda yaprak bir bölüm varmış. Onun bir tık büyük olduğu söylendi. Ben gerekiyorsa ameliyat edilmesini istedim. Ameliyatlık bir durum olmadığı söylendi. Kulak, burun, boğaz tarafından kurula girdi ve tahlillerin temiz olduğu söylendi. Artık çaresiz kaldım. Büyükşehire, Hacettepe ya da Marmara Üniversitesi hastanelerine gitmem söylendi. Ben nereye götüreceğimi de bilmiyorum, kime gideceğimi de bilmiyorum çünkü bütün doktorlara götürdüm. Artık ben de konuşurken oğlum bu haldeyken tıkanıyorum. Gece, gündüz bu şekildeyiz."<br />
<br />
<strong>"Benim çocuğum bu şekilde yaşamını yürütemez"</strong><br />
Çocuğunun sağlığına kavuşmasını istediğini söyleyen anne Emine Özkul, "Sadece bir doktor vücudunda farklı bir cisim olabileceğini söyledi. Bunun araştırılmasını istiyorum" ifadelerini kullandı.<br />
<br />
<strong>"Bu öksürük benim normal yaşamamı etkiliyor"</strong><br />
Hastalığı nedeniyle çok sevdiği futboldan uzak kaldığını dile getiren Hasan Emre Özkul ise "Bu öksürük benim normal yaşamamı etkiliyor, hayatımı etkiliyor. Derslerimde ve birçok aktivitemde geriletiyor. En sevdiğim oyun olan futbol dahi oynayamıyorum. Bu öksürük beni gece de uyutmuyor. Çözüm bulamıyorlar. Kortizonlu ilaçlar bana kilo aldırdı. Dışarı çıkamadığım için kilo aldım" dedi.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.mersinobjektif.com.tr/12-yasindaki-cocuk-8-yildir-oksuruyor</guid>
      <pubDate>Sun, 18 Jan 2026 11:39:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://mersinobjektifcomtr.teimg.com/crop/1280x720/mersinobjektif-com-tr/uploads/2026/01/a-w622719-04.jpg" type="image/jpeg" length="83264"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Elazığ'da 45 yaşındaki hasta 50 dakikalık kalp masajıyla hayata döndürüldü]]></title>
      <link>https://www.mersinobjektif.com.tr/elazigda-45-yasindaki-hasta-50-dakikalik-kalp-masajiyla-hayata-donduruldu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.mersinobjektif.com.tr/elazigda-45-yasindaki-hasta-50-dakikalik-kalp-masajiyla-hayata-donduruldu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Elazığ'da 45 yaşındaki hasta, göğüs şikayetiyle bilinci kapalı halde geldiği Fethi Sekin Şehir Hastanesi'nde yaklaşık 50 dakika süren kalp masajı sonrası hayata döndürüldü.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Edinilen bilgilere göre, Sertaç Varol (45), 27 Aralık günü sabah saat 09.00 sıralarında göğüs ağrısı şikayeti üzerine kardeşini arayarak kendisini hastaneye götürmesini istedi. Kardeşiyle birlikte Fethi Sekin Şehir Hastanesi'ne doğru yola çıkan Varol, yolculuk sırasında bilincini kaybetti. Hastaneye ulaştığı sırada kalbi duran hasta, acil servis ekibinin hızlı müdahalesiyle yaklaşık 50 dakika süren kalp masajının ardından hayata döndürüldü. Acil servisteki müdahalenin hemen ardından anjiyoya alınan hastanın tıkalı olan damarları açıldı. Daha sonra yoğun bakıma alınan Varol, 4 gün boyunca entübe olarak tedavi gördü. Ardından kardiyoloji servisine alınan hastanın genel sağlık durumunun iyi olduğu, tedavisinin serviste devam ettiği ve taburculuğunun planlandığı öğrenildi.<br />
<br />
<strong>"Dört gün sonra uyandığımda başıma neler geldiğini öğrendim"</strong><br />
Tedavi sürecini ve yaşadıklarını anlatan hasta Sertaç Varol, "27 Aralık günü sabah saat 08.30-09.00 civarında kardeşimi arayarak göğüs rahatsızlığı yaşadığımı söyledim ve beni hastaneye götürmesini istedim. Kardeşimle birlikte Elazığ Fethi Sekin Şehir Hastanesi'ne doğru yola çıktık. Yolculuk sırasında bilincimi kaybettim. Dört gün sonra gözlerimi açtığımda, yolda kalbimin durduğunu, hastanede gerekli müdahalelerin yapıldığını ve bir süre uyutulduktan sonra uygun görülen zamanda uyandırıldığımı öğrendim. Kalp krizi geçirdiğimi ve bu süreçte acil serviste görev yapan tüm doktorlar, hemşireler ve sağlık çalışanları tarafından gerekli müdahalelerin yapıldığını söylediler. Yoğun bakım sürecinde de çalışanların ilgisi ve desteği çok fazlaydı. Bu süreçte hiçbir şeyi hatırlamıyorum. Dört gün sonra uyandığımda başıma neler geldiğini öğrendim. Elazığ Fethi Sekin Şehir Hastanesi'nde görev yapan tüm sağlık çalışanlarına ve personele teşekkür ediyorum. Benim için gizli kahramanlar oldular. En çok şaşırdığım nokta ise dört gün sonra uyanmış olmama rağmen yapılan kontrollerde herhangi bir olumsuzluğun tespit edilmemesi. Kontrollerim halen devam ediyor ve sağlık durumumun iyi olduğunu bilmek beni mutlu ediyor" dedi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><br />
Hastanın tedavi sürecine ilişkin bilgi veren Kardiyoloji Uzmanı Uzm. Dr. Çetin Mirzaoğlu, "Hastamız 45 yaşında. Yaklaşık 10 gün önce evde göğüs ağrısı şikayeti başlaması üzerine hasta yakınları tarafından hastaneye getirilmeye çalışılmış. Ancak ne yazık ki yolculuk sırasında hastanın kalbi durmuş. Hastaneye ulaştığında acil servis ekibimiz tarafından hızlı bir şekilde müdahale edilerek yaklaşık bir saat süren kalp masajı sonucunda hastanın kalbi yeniden çalıştırılmış. Kalp ritminin sağlanmasının ardından hastaya acil olarak anjiyografi yapılmış ve tıkalı olan iki damarı açılmış. Yaklaşık dört gün boyunca entübe edilen hastamız, dördüncü günün sonunda ekstübe edilerek servise alınmış. Serviste son kontrolleri yapılan hastanın, birkaç gün içerisinde taburcu edilmesi planlanmaktadır" şeklinde konuştu.</p>

<p><br />
Yaşanan sürece tanıklık eden hasta yakını Serpil Hazar ise hastane personeline teşekkür ederek, "Hakikaten hastanemize ne kadar teşekkür etsek azdır. Acil servisten yoğun bakıma, yoğun bakımdan servise kadar tüm süreçte doktorlarımız, hemşirelerimiz ve diğer sağlık personeli ellerinden gelenin fazlasını yaptı. Kardeşim için herhangi bir olumsuzluk yaşanmaması adına gerekli görülen tüm imkanlar seferber edildi. Bu süreçte yenidoğan yoğun bakım ünitesinden getirilen cihazlarla hipotermi uygulaması da yapıldı. Uzun süre devam eden müdahalelere rağmen herhangi bir olumsuzluk yaşanmaması bizim için büyük bir şükür vesilesi oldu. Hastanemizin tüm imkanlarını hastaları için kullandığını birebir tecrübe ettik. Rabbim bir daha hiç kimseye böyle bir durum yaşatmasın" diye konuştu.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.mersinobjektif.com.tr/elazigda-45-yasindaki-hasta-50-dakikalik-kalp-masajiyla-hayata-donduruldu</guid>
      <pubDate>Fri, 09 Jan 2026 15:55:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://mersinobjektifcomtr.teimg.com/crop/1280x720/mersinobjektif-com-tr/uploads/2026/01/20260109aw616477-3.jpg" type="image/jpeg" length="23379"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Glutensiz sosis tüketiciyle buluşuyor]]></title>
      <link>https://www.mersinobjektif.com.tr/glutensiz-sosis-tuketiciyle-bulusuyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.mersinobjektif.com.tr/glutensiz-sosis-tuketiciyle-bulusuyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Türkiye’nin yenilikçi et ve şarküteri markalarından Etala, değişen tüketici beklentileri ve artan özel beslenme ihtiyaçlarına yanıt vermek amacıyla glutensiz sosis üretimine başladığını duyurdu. Yeni ürün, çölyak hastaları ve gluten hassasiyeti bulunan bireylerin yanı sıra, bilinçli beslenmeyi tercih eden geniş bir tüketici kitlesine hitap ediyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Et Ala’nın Ar-Ge ve kalite kontrol süreçlerinden geçirilerek geliştirilen glutensiz sosis, gluten içeren hiçbir katkı maddesi kullanılmadan, gıda güvenliği ve kalite standartlarına uygun şekilde üretiliyor. Üretim sürecinde çapraz bulaşma riskleri titizlikle yönetilirken, ürünün glutensiz olduğu bağımsız laboratuvar analizleriyle doğrulanıyor.<br />
<br />
Etala kurucusu Burhan Sabanoğlu, glutensiz ürün geliştirme sürecinde lezzetten ödün vermeden, tüketici beklentilerini merkeze alan bir yaklaşım benimsediklerini belirtiyor. Geleneksel Frankfurter sosis lezzetini koruyan ürün hem ev tüketimi hem de profesyonel mutfaklar için güvenle tercih edilebilecek bir alternatif olarak konumlanıyor.<br />
<br />
Son yıllarda gluten intoleransı ve çölyak farkındalığındaki artış, glutensiz ürün pazarını hızla büyütürken, Etala bu alandaki yatırımıyla şarküteri kategorisinde erişilebilir, güvenilir ve yüksek kaliteli bir seçenek sunmayı hedefliyor. Et Ala glutensiz sosisin, yakın dönemde ulusal ve yerel zincir marketler başta olmak üzere, markanın yaygın satış ve dağıtım ağı üzerinden tüketicilerle buluşması planlanıyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.mersinobjektif.com.tr/glutensiz-sosis-tuketiciyle-bulusuyor</guid>
      <pubDate>Mon, 05 Jan 2026 12:52:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://mersinobjektifcomtr.teimg.com/crop/1280x720/mersinobjektif-com-tr/uploads/2026/01/a-w613748-01.jpg" type="image/jpeg" length="77729"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Yeni yılda sağlıklı beslenmenin püf noktaları]]></title>
      <link>https://www.mersinobjektif.com.tr/yeni-yilda-saglikli-beslenmenin-puf-noktalari</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.mersinobjektif.com.tr/yeni-yilda-saglikli-beslenmenin-puf-noktalari" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Yeni yılda sağlıklı beslenme alışkanlığı kazanmak için yapılabilecekler hakkında önerilerde bulunan Diyetisyen Tuba Yıldırım, "Yemek pişirirken yağda kızartma- kavurma yerine haşlama, fırında ızgara veya sulu pişirme yöntemlerini kullanabilirsiniz. Kurabiye ve keklerde şeker yerine kuru meyve veya pekmez deneyin. Yemek pişirmeye zamanınız yoksa, sebzeyi haşlayıp salataya karıştırın veya yoğurt ile deneyin" dedi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Liv Sağlıklı Yaşam Danışma Merkezi'nden Diyetisyen Tuba Yıldırım, yeni yılda sağlıklı beslenme alışkanlığı için yapılması gerekenler konusunda açıklamalarda bulundu.<br />
Sağlıklı yaşamın, sadece sağlıklı beslenmekle olmadığını, hayatı tüm yönleriyle ele alan bedensel ve ruhsal iyilik hali anlamına geldiğini dile getiren Diyetisyen Yıldırım, "Hepimiz yeni bir yılın başlamasıyla hayatımızda bazı yeni kararlar alırız. Hayata bakış açımızı değiştirmek, duygularımızın kontrolünü sağlamak, çok gezmek, çok eğlenmek, hobilerimizi artırmak onlara hayatımıza daha çok alan açmak, fiziksel veya ruhsal olarak değişime girmek vs. gibi " diye konuştu.<br />
<img alt="A W612624 01" class="detail-photo img-fluid" height="640" src="https://mersinobjektifcomtr.teimg.com/mersinobjektif-com-tr/uploads/2026/01/a-w612624-01.jpg" width="689" /><br />
<strong><span style="background-color:#f1c40f">"Pişirme yöntemlerinize dikkat edin"</span></strong><br />
Yeni yılda sağlıklı beslenme alışkanlığı kazanmak için neler yapabileceğimize değinen Diyetisyen Yıldırım, şu bilgileri paylaştı: "Araştırmalar tükettikleri besinleri kaydeden kişilerin daha dikkatli ve sağlıklı beslendiklerini gösteriyor. Kalıcı davranış değişikliği yapmak istiyorsanız, bunun için önce mevcut durumu ölçmek, sorunları tespit etmek ve farkına varıp daha sonra strateji belirleyip küçük ve yavaş adımlarla ilerlemek önemlidir. Sebze yemeği yapılırken, 1 kg sebzeye 2-3 yemek kaşığı zeytinyağı koyun. Etli sebze yemeklerinde ise dışardan yağ ilavesi yapmanıza gerek yoktur. Pişirirken yağda kızartma kavurma yerine haşlama, fırında ızgara veya sulu pişirme yöntemlerini kullanabilirsiniz. Kurabiye ve keklerde şeker yerine kuru meyve veya pekmez deneyin. Yemek pişirmeye zamanınız yoksa sebzeyi haşlayıp salataya karıştırın veya yoğurt ile deneyin. Izgaranızı sadece et ve balık için değil, sebzeler için de kullanın. Domates, biber, kabak, mantar, soğan ve diğer tüm sebzeler için deneyebilirsiniz. Katı meyve veya sebze sıkacağından çıkan posayı keklerin içine koyarak posa tüketiminizi artırabilirsiniz."<br />
<br />
<strong><span style="background-color:#f1c40f">"Esmer un tercih edin"</span></strong><br />
Pirinç yerine bulgur, beyaz un yerine esmer un tercih edebileceğimizi söyleyen Diyetisyen Yıldırım, "Domates ve soğanı yemeklerde bol kullanın, kalori değeri düşük su oranı yüksek olduğu için doyurucudur ve antioksidan kapasitesi yüksektir. Yulaf, kepek unu kuru meyveler ve fındık badem ceviz ile kendi müslinizi hazırlayabilirsiniz. Tarçın şeker ihtiyacını azaltır; meyve salatası, bitki çayları ve sütünüzün içine eklemeyi deneyin. Hayatınıza sporu bir şekilde ekleyin. Yürüyün, koşun, pilates yapın, yüzün, dans edin ama mutlaka hareket edin. Bu alışkanlıkları başlayıp bırakmaya yönelik değil, sürdürülebilir olarak kazanın. Sabredin ve vazgeçmeyin" diye konuştu.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.mersinobjektif.com.tr/yeni-yilda-saglikli-beslenmenin-puf-noktalari</guid>
      <pubDate>Sat, 03 Jan 2026 13:00:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://mersinobjektifcomtr.teimg.com/crop/1280x720/mersinobjektif-com-tr/uploads/2026/01/2026-saglikli-beslenme-onerileri.png" type="image/jpeg" length="50525"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Sıcak su torbası patladı, genç kızın vücudunun yüzde 25'i yandı]]></title>
      <link>https://www.mersinobjektif.com.tr/sicak-su-torbasi-patladi-genc-kizin-vucudunun-yuzde-25i-yandi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.mersinobjektif.com.tr/sicak-su-torbasi-patladi-genc-kizin-vucudunun-yuzde-25i-yandi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Karnına koyduğu sıcak su torbası patlayan 23 yaşındaki Cansu Yılmaz'ın vücudunun yüzde 25'i yandı. Torbanın adeta ikiye ayrıldığı olayı anlatan Yılmaz, "O acının tarifi yok, havasını almadım diye düşünüyorum artık kesinlikle kullanmayacağım. Bir anlık sıcaklık bir ömür iz bırakmasın, kullanacaklar dikkat etsin" dedi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>İstanbul'da yaşayan 23 yaşındaki Cansu Yılmaz'ın iddiaya göre 26 Kasım gecesi saat. 01.00'de ailesiyle evinde oturduğu sırada karnına koyduğu su torbası patladı. Bir anda vücudunda sıcaklık hissettiğini belirten genç kız, panikle kıyafetlerini çıkarttığını söylerken hemen ailesiyle hastaneye koştu. İlk müdahalenin ardından Yılmaz, Avrupa'nın en büyük merkezlerinden biri olarak gösterilen, çok sayıda hastaya şifa olan Başakşehir Çam ve Sakura Şehir Hastanesi Yanık Tedavi Merkezi'ne yönlendirildi.<br />
<br />
Vücudunun yüzde 25'inin yandığı belirlendi<br />
Yapılan incelemeler sonrası yatışı yapılan Yılmaz'ın el ve kolunun bazı bölümlerinde, karın ve sağ bacağında olmak üzere vücudunun yaklaşık yüzde 25'inin yandığı belirlendi. Yaklaşık 2 haftalık titiz tedavi sürecinin ardından taburcu edilen genç kız yaşadıklarını anlattı, Yanık Tedavi Merkezi Sorumlusu, Genel Cerrahi Uzmanı Prof. Dr. Mustafa Turan, Yılmaz'ın tedavisine ilişkin konuştu. Prof. Dr. Turan kış aylarında karşılaştıkları yanık vakalarına yönelik açıklamalarda bulunurken vatandaşlara önemli uyarılarda bulundu. Son dönemde sıcak su torbası patlamalarıyla sık karşılaştıklarını aktardı, ilk yardıma ilişkin bilgi verdi. Öte yandan patlayan su torbasının geldiği hal ise dikkat çekti.<br />
<br />
"O anki acıyı nasıl anlatabilirim bilemiyorum"<br />
Yaşadığı olaya ilişkin konuşan 23 yaşındaki Cansu Yılmaz, "Olay, 26 Kasım saat gece 01.00'da oldu, evde oturuyordum. Yüzmeden gelmiştim, rahatlamak için biraz sıcak su torbası yapmak istedim. Yaptıktan sonra bacaklarımı ikiye katlayarak salonda ailemle oturuyordum. Anne, babam, kız kardeşim de salondaydı, kucağımda bir sıcaklık hissettim, panikledim. Panik haliyle direkt eşyalarımı çıkarttım. Ailemle hastaneye gittik, Çam ve Sakura Şehir Hastanesi'ne yönlendirdiler. Yanık ünitesine yatışım gerçekleşti. O anki acıyı nasıl anlatabilirim bilemiyorum; hiçbir tarifi yok. Neredeyse panik atak, kalp krizi dedikleri olay gerçekleşecek dereceye gelmiştim. Yatışım gerçekleştiğinde artık kendimi saldım, annemin kucağına doğru bayılacaktım. Hemşireler olsun doktorumuz olsun çok ilgiliydi, çok teşekkür ederim" dedi.<br />
<br />
"Bir anlık sıcaklık bir ömür iz bırakmasın"<br />
Kişilerin dikkatli olması gerektiğini söyleyen Yılmaz, "Hiçbir ses gelmedi, sıcaklıkla hissettim zaten sıcak su torbasının üzerinde polar gibi kılıf vardı. Patladığını patlamadığını anlamadım bile ertesi gün kılıfını çıkarttıktan sonra babamın fotoğraf atmasıyla o şekilde patladığını öğrendim. Çok ciddi bir şekilde delinmiş. Isıttıktan 5-10 dakika sonra bu olay gerçekleşti ve 5 dakika sonra neredeyse yatıp uyuyacaktım, maalesef daha kötü sonuçlar elde edilecekti. Havasını almadım diye düşünüyorum zaten çok sıcaktı. Kapağını güzelce kapatmıştım, 10 kere kullandım diyebilirim, bu ürünü 1 yıl önce aldım. Maalesef böyle talihsiz bir kaza yaşadım. Artık kesinlikle kullanmayacağım, kişiler daha farklı alternatifler düşünebilirler. Bir anlık sıcaklık bir ömür iz bırakmasın, kesinlikle kullanmasınlar, kullanacaklarsa da dikkat etsinler. Özellikle havalarını alsınlar, çok da kaynatmamalarını tavsiye ediyorum. O acının tarifi yok, nasıl dayandığımı bile bilmiyorum, hatırlamıyorum. Şu an gerçekten çok iyi bir seviyedeyim" ifadelerini kullandı.<br />
<br />
"Her hafta en az 5-6 benzer vaka görüyoruz, şu anda 3 tane yatan hastamız var"<br />
Bu aylarda yaşanan yanık vakalarına ilişkin konuşan Prof. Dr. Mustafa Turan, "Kış aylarında daha çok soba yanıkları, doğal gaz patlamaları, elektrik yanıkları, sıcak su torbası patlaması sık gördüğümüz yanıklar arasında olabiliyor. Su torbasıyla ilgili her hafta en az 5-6 benzer vaka görüyoruz. Şu an servisimizde yatan 3 tane hastamız var, çok kullanılıyor. ‘İçine suyu koyun, kullanın' şeklinde ayrıntıya çok girilmiyor. Halkımıza vermemiz gereken mesaj; sıcak su torbalarının çok kaliteli olmasına dikkat edilmesi, içinde havanın kalmaması, içine konacak suyun kesinlikle kaynar olmaması, kapağının iyi kapalı olması, bundan emin olunması gerekiyor. Çok eski, uygunsuz malzemelere su konulması, çok ağır yanıklarla kliniklerimize gelen hastaların çoğunda rastladığımız problemler. Bazen kapak bozulabiliyor. Hastamız genç bir hanımefendi, ağrıları nedeniyle karnına sıcak su torbası koymuş, ısıyı da tam bilmiyor. Sıcak su koyduktan sonra torba patlıyor. Bize geldiği zaman yüzde 25 civarında 2'nci derece, derin yanıkları vardı. 12 gün tedavisini yaptık, toparladı, şimdi takiplerini yapıyoruz" dedi.<br />
<br />
"Ev kazaları çok masum görünüyor ama çok ağır yaralanmalara yol açabiliyor"<br />
Yanık durumlarında ilk müdahalenin önemine dikkat çeken Prof. Dr. Turan sözlerini şöyle sürdürdü: "Halkımızın en önemli yapacağı şey; yanıkların hepsinde su ne çok soğuk ne ılık olacak, çeşme suyu sıcaklığında 15-20 dakika oradaki enerjinin alınmasını öneriyoruz. Sağlık merkezine gelene kadar da ıslak, temiz bir malzemeyle üzerindeki enerjinin alınmasını öneriyoruz ki bu tablonun daha ileri gitmesini engelliyor. Yanıcı ürünlerin bir an evvel dokudan uzaklaştırılması gerekiyor. Soba yakarken tiner, benzin, gaz yağı, aleve kolonya döküyorlar, bir anda patlıyor. Şu an yoğun bakımda genç bir arkadaş var, ağır yaralı. 1 yaş grubu, yeni çevresini öğrendiği aşamada ortamda sıcak su, cezve bırakılması kesinlikle çok tehlikeli bir senaryoya yol açabiliyor. Ev kazaları çok masum görünüyor ama çok ağır yaralanmalara yol açabiliyor"</p>

<p></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><img alt="A W608398 01" class="detail-photo img-fluid" height="2048" src="https://mersinobjektifcomtr.teimg.com/mersinobjektif-com-tr/uploads/2025/12/a-w608398-01.jpg" width="1082" /></p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.mersinobjektif.com.tr/sicak-su-torbasi-patladi-genc-kizin-vucudunun-yuzde-25i-yandi</guid>
      <pubDate>Mon, 29 Dec 2025 11:00:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://mersinobjektifcomtr.teimg.com/crop/1280x720/mersinobjektif-com-tr/uploads/2025/12/a-w608398-02.jpg" type="image/jpeg" length="94979"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Üzüntü kalbinizi hasta edebilir]]></title>
      <link>https://www.mersinobjektif.com.tr/uzuntu-kalbinizi-hasta-edebilir</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.mersinobjektif.com.tr/uzuntu-kalbinizi-hasta-edebilir" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Bilimsel çalışmalara göre, yoğun emosyonel stresin kalp kasını geçici olarak felç edebildiğini, ritim bozukluklarını tetikleyebildiğini ve kimi zaman gerçek bir kalp kriziyle neredeyse aynı belirtilere yol açabildiğini söyleyen Medicana Sağlık Grubu Kardiyoloji Bölümü’nden Prof. Dr. İstemihan Tengiz, "Modern kardiyoloji, artık ruhsal durumun kalp sağlığının ayrılmaz bir parçası olduğunu ve duygusal yüklenmenin biyolojik sonuçlarının göz ardı edilemeyeceğini net şekilde ortaya koymaktadır" dedi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Ani yoğun stres, üzüntü, ayrılık acısı, maddi manevi kayıplar ya da büyük hayal kırıklıkları insan kalbinin duygularla ilişkisi uzun yıllardır metaforlarla anlatılsa da modern tıp, duygusal travmaların kalbi biyolojik olarak da etkilediğini artık çok daha net ortaya koyabiliyor.<br />
Günlük hayatta "Kalbim sıkışıyor" diye tarif edilen his, kimi zaman sadece bir duygu değil, tıpta karşılığı olan ciddi bir tabloya işaret edebiliyor. Kırık kalp sendromunun gerçek bir kalp krizini bire bir taklit edebildiği konusunda uyarılarda bulunan Medicana International İzmir Hastanesi Kardiyoloji Uzmanı Prof. Dr. İstemihan Tengiz, "Yoğun stres altında veya ani üzüntüler yaşandığında sıkça kullanılan ‘kalbim sıkışıyor’ ifadesi, aslında tıpta ‘Takotsubo Kardiyomiyopatisi’ ya da daha bilinen adıyla ‘Kırık Kalp Sendromu’ olarak tanımlanan tabloyu düşündürür. Bu sendrom, Japonya’da ahtapot avında kullanılan dar boyunlu, geniş tabanlı kaba benzeyen kalp şekli nedeniyle bu adı alır. Genellikle sevilen birinin kaybı, ayrılık, büyük bir tartışma, iş kaybı, ekonomik kriz veya trafik kazası gibi yoğun emosyonel ya da fiziksel streslerin hemen ardından ortaya çıkar. Bu tür durumlarda vücutta aşırı miktarlarda adrenalin ve katekolamin ortaya çıkar ve kalp kasında geçici süreyle kasılma kusuru oluşmasına neden olur. Göğüs ağrısı, nefes darlığı, çarpıntı ve baş dönmesi gibi kalp krizinde de görülen şikâyetler görülebilir. Belirtilerin kalp krizini birebir taklit etmesi ise sıkça acil başvurusuna yol açar. Çünkü EKG bulguları ve kimi zaman kan değerleri bile kalp kriziyle karışabilir; ancak anjiyografi yapıldığında koroner damarların tıkalı olmadığı anlaşılır. Bu noktada doğru tanının konması ve uygun tedavinin planlanması için kardiyoloji uzmanlarının değerlendirmesi büyük önem taşır" diye konuştu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2><strong>Duygular ve hormonlarla şekillenen denge</strong></h2>

<p>Takotsubo’nun çoğu zaman geçici bir tablo olması ve birkaç hafta içinde kalp fonksiyonları normale dönmesinin hafife alınacak bir durum olarak değerlendirilmemesi gerektiğinin altını çizen Prof. Dr. İstemihan Tengiz, "Özellikle ileri yaş kadınlarda daha sık görülmesi, ritim bozuklukları ve kalp yetersizliği gibi komplikasyonlara yol açabilmesi nedeniyle dikkatle izlenmesi gerekir. Modern kardiyoloji, artık ruhsal durumun kalp sağlığının ayrılmaz bir parçası olduğunu ve duygusal yüklenmenin biyolojik sonuçlarının göz ardı edilemeyeceğini net şekilde ortaya koymaktadır. Stres hormonlarının kalp üzerindeki etkileri yalnızca Takotsubo’yla sınırlı değildir. Yoğun stres dönemlerinde aritmiler, tansiyon yükselmeleri, belirgin çarpıntılar ve mevcut kalp hastalıklarının alevlenmesi sık karşılaşılan durumlardır. Bu nedenle stres yönetimi, düzenli fiziksel aktivite, kaliteli uyku, sosyal destek sistemleri ve psikolojik dayanıklılığı artıran yaşam alışkanlıkları, uzun vadede kalbi koruyan önemli faktörler hâline gelir. Günümüzde şehir yaşamının getirdiği yoğun tempo, ekonomik kaygılar ve duygusal yüklerin görünürlüğünün artması, kırık kalp sendromunun daha fazla konuşulmasına neden olurken, bize kalbin sadece biyolojik bir pompa olmadığını; duygular ve hormonlarla şekillenen kırılgan bir denge içinde çalıştığını hatırlatır" ifadelerini kullandı.</p>

<h2><strong>Kalbi koruyucu alışkanlıklar edinin</strong></h2>

<p>Takotsubo’nun belirtileri ve bulguları gerçek bir kalp kriziyle neredeyse bire bir aynı olduğunun altını çizen Prof. Dr. İstemihan Tengiz, göğüste baskı, sıkışma, yanma hissi, nefes darlığı, çarpıntı, kola, boyna ya da çeneye yayılan ağrı, terleme, bulantı ve baş dönmesi gibi belirtilerde acilen hastaneye başvurulmasında fayda olduğunu söyledi. Prof. Dr. İstemihan Tengiz, "Tanı sürecinde EKG, kalp kası enzimleri ve kalp ultrasonu gibi yöntemler kullanılır; gerekli görüldüğünde anjiyografi yapılır. Hastaların çoğu erken dönemde ritim bozukluğu, akut kalp yetmezliği veya kapak hastalığı gelişebileceği için yoğun bakım ya da kardiyoloji servisinde kısa süre izlenir. Tedavi kişiye göre planlanmakla birlikte genellikle kalp hızını azaltan ilaçlar, kalp kası fonksiyonunu destekleyen tedaviler ve gerekirse kan sulandırıcılar tercih edilir. Tıkalı damar olmadığı için balon veya stent uygulanması gerekmez" diye konuştu. İyileşme süreciyle ilgili de bilgi veren Prof. Dr. İstemihan Tengiz, sözlerini şöyle tamamladı: "İyileşme döneminde ağır fiziksel aktivitelerden uzak durmak, kafein ve nikotin gibi uyarıcıları azaltmak, düzenli kontrol yaptırmak ve stres kaynaklarının yönetilmesine özen göstermek önem taşır. Kalbi koruyucu yaşam tarzı alışkanlıkları arasında ise düzenli egzersiz, nefes çalışmaları, meditasyon, bilişsel davranışçı terapi yöntemleri, uyku hijyeninin düzenlenmesi ve güçlü sosyal bağlar kurmak öne çıkar. Araştırmalar, yalnızlığın kalp hastalığı riskini belirgin şekilde artırabildiğini, düzenli egzersiz ve gevşeme tekniklerinin ise stres hormonlarını düşürerek kalp fonksiyonlarını dengelediğini ortaya koymaktadır."</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.mersinobjektif.com.tr/uzuntu-kalbinizi-hasta-edebilir</guid>
      <pubDate>Mon, 22 Dec 2025 14:42:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://mersinobjektifcomtr.teimg.com/crop/1280x720/mersinobjektif-com-tr/uploads/2025/12/stresin-kalp-sagligina-etkisi.jpg" type="image/jpeg" length="55435"/>
    </item>
  </channel>
</rss>
