Güncel

Müsavat Dervişoğlu: “Türkiye Bir Sonraki İran Değildir”

Müsavat Dervişoğlu, İsrail ve ABD’nin İran’a yönelik ortak operasyonunun ardından bölgede artan gerilime ilişkin dikkat çeken açıklamalarda bulundu. “Türkiye bir sonraki İran değildir” diyen Dervişoğlu, ülkenin kuruluş değerlerine bağlı kalması halinde benzer bir sürecin yaşanmayacağını vurguladı.

Dervişoğlu, son günlerde hem İsrail’den hem ABD’deki neo-con çevrelerden hem de Türkiye’deki bazı isimlerden “İsrail’in bir sonraki hedefi Türkiye” yönünde açıklamalar geldiğini belirterek, bu söylemin bir analiz değil temenni olduğunu savundu.

“Hiç lafı uzatmadan söyleyeceğim. Bu bir tespit değil, bir temenni cümlesidir” diyen Dervişoğlu, söz konusu yaklaşımın yalnızca dış aktörlerle sınırlı olmadığını, Türkiye içinde de bu durumdan siyasi çıkar sağlamaya hazır odaklar bulunduğunu öne sürdü.

“Netanyahu’nun Beklediği Şey Türkiye’nin İranlaşmasıdır”

Benjamin Netanyahu ve Likud çevresindeki şahin kanadın beklentisinin Türkiye’nin İran ile benzer bir rotaya girmesi olduğunu iddia eden Dervişoğlu, Türkiye’nin teokratik bir yönetime sürüklenmesi, laiklik ilkesinden uzaklaşması ve hukuk devleti prensiplerinin zedelenmesi ihtimaline dikkat çekti.

Türkiye’nin İran benzeri bir yönetim anlayışına evrilmesinin bölgesel dengeleri değiştireceğini ifade eden Dervişoğlu, “Türkiye bir sonraki İran değildir. Ama Netanyahu bölgede yeni bir İran yaratmak, en azından Türkiye’yi yeni bir İran gibi konumlandırmak istemektedir” dedi.

“Türkiye Hedefte Yaygarası Koparanlara Dikkat”

Dervişoğlu, “Türkiye hedefte” söylemini dillendiren bazı çevrelerin hukuk devleti ilkesini zedeleyen, yurttaşlık bilinci ve milli kimlik konusunda sorunlu aktörler olduğunu öne sürdü. Bölgede bir “tahterevalli siyaseti” kurulmak istendiğini belirten Dervişoğlu, Türkiye’nin bu oyuna gelmemesi gerektiğini söyledi.

“Türkiye eğer kuruluş kodlarına sadık kalırsa, Cumhuriyetin alelade bir sıfat olmadığını idrak ederse ve gerçek vatanseverler tarafından yönetilirse yeni bir İran elbette olmayacaktır” ifadelerini kullandı.

“Meclis Bilgilendirilmeli, Zirve Toplanmalı”

Bölgede yaşanan olağanüstü gelişmelere rağmen Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin yeterince bilgilendirilmediğini dile getiren Dervişoğlu, kritik süreçlerde siyasi partilerle istişare yapılması gerektiğini savundu.

Cumhurbaşkanı’na seslenen Dervişoğlu, Meclis’te grubu bulunan partilerle ayrı ayrı ya da toplu bir zirve gerçekleştirilmesi çağrısında bulundu.

“Parlamentoyu Eski Gücüne Kavuşturun”

Cumhurbaşkanına yönelik eleştirilerini sürdüren Dervişoğlu, parlamenter sisteme dönüş çağrısında bulundu. Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin 106. yılına atıfta bulunarak “106 gül gönderiyorum” ifadelerini kullanan Dervişoğlu, Meclis’in eski gücüne kavuşturulması gerektiğini söyledi.

Cumhuriyet’in 103. yılına da vurgu yapan Dervişoğlu, Cumhuriyet’in ilke ve değerlerine dönüş çağrısı yaptı. Devlet kurumlarının ve hukuk düzeninin korunması gerektiğini belirten Dervişoğlu, “Devlet nizamına hasar veren işleri bırakın artık” dedi.

“Türk Milletinin Kodlarıyla Oynamayın”

Konuşmasının sonunda Ramazan ayına atıfta bulunan Dervişoğlu, “Bu mübarek ramazan ayında, Allah’ın isimlerinin hürmetine, Türk milletinin tarihiyle, kodlarıyla, tanımlarıyla oynamayın. Oynatanlara müsaade etmeyin” ifadelerini kullandı.

Dervişoğlu’nun açıklamaları, bölgesel gerilimin tırmandığı bir dönemde Türkiye’nin dış politika yönelimi ve iç siyasi tartışmaları açısından yeni bir polemiğin kapısını araladı.