Güncel

İki Anne, Aynı Acı: Bir Genç Daha Hayattan Koptu

Türkiye, henüz Mattia Ahmet Minguzzi’nin yasını tutarken, benzer bir "akran şiddeti" haberi ile tekrar sarsıldı. İstanbul’da "neden yan baktın?" tartışmasıyla başlayan kavga, 17 yaşındaki Atlas Çağlayan’ın hayatını kaybetmesiyle sonuçlandı.

Kavga Değil, Cinayet: 15 Yaşında Elinde Sustalıyla Sokakta!

Olay, birbirini tanımayan iki grup gencin bir kafeden çıkışında başladı. İddiaya göre "yan bakma" meselesi yüzünden çıkan sözlü tartışma kısa sürede bıçaklı saldırıya dönüştü. 15 yaşındaki E.Ç., üzerinde taşıdığı sustalı bıçakla Atlas Çağlayan’ı göğsünden yaraladı. Hastaneye kaldırılan Atlas, doktorların tüm müdahalelerine rağmen kurtarılamadı.

"Ciğerim Yandı, Aklıma Siz Geldiniz"


Olayın ardından Mattia Ahmet Minguzzi’nin annesi, Atlas’ın annesine ulaşarak destek mesajı gönderdi. Atlas’ın annesinin verdiği yanıt ise toplumsal çöküşün özeti gibiydi: "Ah, ilk aklıma siz geldiniz. Benim de ciğerim yandı sizinle, şimdi başıma geldi." İki annenin diyaloğu, akran şiddetinin artık bireysel değil, toplumsal bir sorun olduğunu gözler önüne serdi.


Nüfus artış hızının düşüşünün tartışıldığı bugünlerde, sokaklardaki bu "niteliksiz" şiddet döngüsü, nüfusun sadece sayısal olarak artmasının bir çözüm olmadığını gösteriyor.

Sadece sayısal olarak mı artacağız, yoksa nitelikli bireyler mi yetiştireceğiz?

Soruyoruz:


Her meslek için belge istenirken, anne-baba olmak için neden bir ehliyet veya psikolojik belge aranmıyor?


Bir çocuğu sağlıklı bir psikolojiyle büyütebilmek için ebeveynler ne kadar yeterli?


Toplum olayları sadece izlemek ile yetiniyor. Ancak "yan bakma" cinayetleri, çocuk yaşta taşınan kesici aletler ve kontrolsüz öfke, aile kurumunun ve eğitim sisteminin ciddi bir değişikliğe ihtiyacı olduğunu kanıtlıyor. Sokakta elinde bıçakla gezen çocuk da, o bıçağın hedefi olan çocuk da aslında anne ve babalarının, dolayısıyla toplumun birer yansımasıdır.