Güncel

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kurban Bayramı tatilinin 9 güne çıkarıldığını açıkladı

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'ndeki Kabine Toplantısı'nın ardından yaptığı millete sesleniş konuşmasında, Kurban Bayramı tatiline ilişkin müjde vereceğini ifade etti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'ndeki Kabine Toplantısı'nın ardından millete seslendi.

Kurban Bayramı'nın 27-30 Mayıs tarihleri arasında idrak edileceğine işaret eden Erdoğan, şunları kaydetti:

"Kamu çalışanlarımızın 26 Mayıs Salı günü öğleden sonra başlayacak olan resmi tatillerine 1,5 gün daha eklenmesini kararlaştırdık. Böylece pazartesi tam gün ve salı öğleye kadar olmak üzere bayram öncesi 1,5 günü idari izin kapsamına alarak toplamda 9 günlük bir tatil imkanı vermiş oluyoruz."

Erdoğan, 2015'ten itibaren Suriye'deki iç savaşın yol açtığı ve Avrupa'nın İkinci Dünya Savaşı'ndan sonra gördüğü en büyük düzensiz göç dalgasının da etkisiyle Türkiye'nin AB ile ilişkilerinin tekrar yoğunlaştığını hatırlatarak, 253 kişinin şehit olduğu 15 Temmuz darbe girişimi karşısında Türkiye'ye gerekli desteği vermekte geç, yetersiz ve isteksiz kalan Birlikle ilişkilerin yakaladığı tempoyu koruyamadığını belirtti.
Daha sonra yapılan toplantılarda mevcut tıkanıklığı aşacak, Türkiye-Birlik ilişkilerine ivme kazandıracak yüreklendirici bir tabloyla karşılaşmadıklarını dile getiren Erdoğan, Türkiye'nin maruz kaldığı onca çifte standarda rağmen tam üyelik yolundaki çalışmalarını inatla sürdürdüğünü, bugün de AB kurumlarıyla ve ülkeleriyle karşılıklı temaslarını yoğun bir şekilde devam ettirdiğini söyledi.
İlk başvuru tarihi olan 1950'den beri Avrupa'da özellikle belli kesimlerde Türkiye'ye karşı kökleşmiş olan önyargıları bir türlü aşamadıklarını vurgulayan Erdoğan, "Kimi zaman demokrasimizi dillerine doladılar, kimi zaman ekonomimizi tehdit olarak gördüler, kimi zaman nüfusumuz üzerinden korku yaydılar, kimi zaman inancımızı bahane ederek bizi ötekileştirdiler ama her seferinde Türkiye'yi dışlayacak, Türkiye'nin tam üyelik sürecini yavaşlatacak, Türkiye'yi kapıda bekletecek bir bahane mutlaka buldular." diye konuştu.

- "AB, Türkiye'nin yapıcı tavrının kıymetini çok iyi bilmeli"
Türkiye'nin değiştiğini, dönüştüğünü, ekonomisini ve demokrasisini güçlendirdiğini ancak bu çevrelerin ülkeye yönelik çarpık yaklaşımında hiçbir değişim olmadığını dile getiren Erdoğan, Türkiye'nin diğer aday ülkelerden farklı olarak işte bu zihniyetle ve temsilcileriyle de mücadele etmek zorunda kaldığını anlattı.
Turgut Özal'ın "Sadece uzun ince değil, aynı zamanda suni engeller ve engebelerle dolu bir yolda yürüdük." sözlerini anımsatan Erdoğan, şunları kaydetti: "Teessüfle belirtmeliyim ki bu yolculuk yine aynı zeminde devam ediyor. Türkiye'ye yönelik stratejik şaşılık maalesef Birliğin pek çok kurumunda hem de çok bariz biçimde varlığını muhafaza ediyor. Gelinen noktada bir gerçeği açık açık dile getirmek durumundayım. Dün olduğu gibi bugün de mesele Ankara'nın nerede durduğu değildir, mesele Brüksel'in geleceğin dünyasında nerede olmak istediğidir, kendini nerede gördüğüdür. Türkiye'nin tam üye olarak yer almadığı bir AB'nin küresel bir aktör ve çekim merkezi olmayacağı artık anlaşılmalıdır. Biz, hin-i hacette varlığı hatırlanacak, ihtiyaç duyulunca kapısı çalınacak, sair zamanlarda ötelenecek bir ülke değiliz, hiçbir zaman da olmayacağız. AB, Türkiye'nin yapıcı tavrının kıymetini çok iyi bilmeli, bunu hor kullanmamalı, bunu zora sokacak eylem ve söylemlerden imtina etmelidir. Unutulmasın ki ne Türkiye eski Türkiye'dir ne de dünya eskisi gibi Batılı devletlerin nüfuz alanına sıkışmış haldedir."

- "Avrupa'nın Türkiye'ye duyduğu ihtiyaç daha fazladır"
Cumhurbaşkanı Erdoğan, bölgesel işbirliklerinin önem kazandığı, yeni aktörlerin boy verdiği, küresel sistemin çok kutupluluğa doğru hızla evrildiği yeni bir dünyanın kurulduğunu, Türkiye'nin yeni sistemin kutup başlarından biri olmaya namzet en güçlü ülkeler arasında yer aldığını vurguladı. "Bugün Avrupa'nın Türkiye'ye duyduğu ihtiyaç, Türkiye'nin Avrupa'ya olan ihtiyacından daha fazladır, yarın bu ihtiyaç daha da artacaktır." diyen Erdoğan, Avrupa'nın bir yol ayrımında olduğunu, ya Türkiye'nin büyüyen gücünü ve küresel ağırlığını Birliğin darboğazdan çıkışı için bir fırsat olarak göreceklerini ya da dışlayıcı söylemlerin Avrupa'nın geleceğini karartmasına müsaade edeceklerini söyledi.
Temennilerinin Avrupa'daki karar alıcıların siyasi ve tarihi önyargılarını artık terk ederek Türkiye ile samimi, sahici ve göz hizasında ilişkiler geliştirmeye odaklanmak olduğunu dile getiren Erdoğan, "Böyle bir ilişkinin kazananı Türkiye'nin de ayrılmaz parçası olduğu Avrupa kıtası olacaktır. Biz, milletimizin yüksek menfaatlerini rehber edinerek, bu yolda sabırla, vakarla, alnımız ak, başımız dik bir şekilde yürümeye devam edeceğiz." dedi.

- Evlilik kredisi
Aile ve Gençlik Fonu ile yuva kurmak isteyen gençleri 200-250 bin lira arasında bir rakamla desteklediklerini anımsatan Erdoğan, şunları kaydetti: "Krediden faydalanan ve vade döneminde çocuk sahibi olan gençlerimize yönelik bir kolaylık sağlamıştık. Geri ödeme süresi içerisinde ilk çocuk sahibi olan çiftlerin 12 aylık taksitini hibe etmeye ve kalan taksitlerini 12 ay ertelemeye karar vermiştik. Şimdi bunu bir adım öteye taşıyoruz. Geri ödeme dönemi içerisinde ikinci çocuğun da olması halinde kalan taksitlerin tamamını hibe edeceğiz. Genç çiftlerimize hayırlı, uğurlu olsun diyor, Kabine Toplantımızda kararların hayırlara vesile olmasını diliyorum."