Haberde insan

78 yaşındaki annenin tek isteği, 22 yıldır bakımını üstlendiği oğlunun güneşi görmesi

Erzurum’un Palandöken ilçesinde Olcay Öznur (78), polis memuru olarak görev yaparken geçirdiği trafik kazası sonrası konuşma ve yürüme yetisini kaybeden vazife malulü oğlu Uğur Özonur’a (53) bakıyor.

İzmir Emniyet Müdürlüğü emrinde polis memuru olarak görev yapan Olcay Özonur, 2004 yılında geçirdiği trafik kazası sonrası konuşma ve yürüme yetisini kaybetti. Tedavi süreci sonrası Erzurum’a ailesinin yanına dönen vazife malulü polis memuru Özonur’a annesi bakmaya başladı. İzmir’de yaşayan eşinin ‘ben de hastayım bakamıyorum’ dediği oğlunu bir an olsun yalnız bırakmayan Olcay Özonur, 22 yıldan beri bakımıyla ilgileniyor. Özonur’un vazife malulü maaşını İzmir’de yaşayan eşi ve çocuklarına verdiği için, vefat eden eşinden kalan 17 bin 700 liralık aylığıyla geçimlerini sağlayan Olcay Özonur, ilerleyen yaşı, KOAH ve guatr rahatsızlıklarına rağmen oğlunun bakımını aksatmıyor. Tıraşını ve temizliğini yapıp, yemeğini yedirdiği oğlunu bir an olsun yalnız bırakmayan Olcay Özonur, diğer 2 çocuğunun evlerine bile gidemiyor.

YILIN ANNESİ SEÇİLDİ

MHP Kadın Aile Çocuk ve Engelli Politikaları (KAÇEP) Başkanlığı tarafından düzenlenen 8 Mart Dünya Kadınlar Günü Üç Hilalin Aydınlığında ‘Altaylardan Tuna’ya Türk Kadını’ programında yılın annesi seçilmesi sebebiyle düzenlenen törene de oğlunu yalnız bırakmamak için katılamayan Olcay Özonur, ölene kadar görevini yapacağını söyledi.

Palandöken ilçesi Abdurrahman Gazi Mahallesi’nde bir apartmanın giriş katındaki dairede yaşayan Olcay Özonur, “Uğur, İzmir’de polis olarak görev yaparken trafik kazası geçirdi. Tedavisi sonrası yanıma aldım ve 22 senedir bakıyorum. İlk başta yazın ben, kışın ise eşi bakıyordu. Kazadan 2 yıl sonra eşinin yanına gönderecektim. Hanımı, ‘ben hastayım artık bakamıyorum gönderme’ dedi. Tam 22 yıldır ben bakıyorum. O benim evladım. Ölene kadar, ben yerde sürünsem bile çocuğumun yakasını bırakmayacağım. Uğur’un şeker hastalığı var. Yürüyemiyor, konuşamıyor, kendi başına ihtiyaçlarını göremiyor. Her ihtiyacını ben karşılıyorum. Tıraşını, temizliklerini, her şeyini annesi olarak ben yapıyorum. Hem de seve seve yapıyorum. Benim de KOAH, guatr hastalıklarım var. Duvarları tutarak zor yürüyorumö diye konuştu.

GÜNEŞİ GÖRSÜN İSTİYORUM

Oğlunun defterine yazdığı ‘Ben hiçbir yere sığamıyorum’ ifadesini okuduktan sonra üzülmemesi için yanında ağlayamadığını anlatan Olcay Özonur, şunları söyledi:

“Üzülmesin diye Uğur’un yanında çok ağlamam. Gizli gizli çok ağlar, Allah’ıma da hamdederim. Benim tek gelirim eşim vefat ettikten sonra onun yarım aylığını 17 bin 700 TL’yi bana bağladılar. 22 yıldır dışarıya adım attığım yok. Oğlumun evini gördüğüm yok. Ramazan, iftara çağırdılar gidemiyorum. Uğur yürüyüp gelemiyor. Onu gelip arabayla alacaklar, o gelmiyor ben de onunla beraber oturuyorum. Herkes bana kızıyor. ‘Çık dışarıya hava al, hadi o çıkmıyorsa evde otursun.’ Uğur’u da çıkaramıyorum. Diyor ki ‘Anne bana bakıyorlar ben rahat edemiyorum, zoruma gidiyor.’ Ben de onun için çıkmıyorum. Beni yılın annesi seçti ödül verdiler. Oğlumdan dolayı gidemedim. Ben onu kimseye bırakıp gitmem. Ben şimdi bakıyorum. Ben yaşlıyım, ölürsem çocuğumun hali ne olur. 22 yıldır güneş yüzü gördüğümüz yok. İnsan yüzü gördüğümüz yok. Kimseyle ne konuşuyor ne de gidip geliyoruz. İçeride hapis yaşıyoruz. Diyorum ki; Uğur inşallah Allah yüzüme güler, bir göz yuva verirler.ö

Devlet büyüklerinden oğlunu evden rahatça çıkarabileceği ve balkonu bulunan bir ev isteyen Özonur, “Ne olur bana iki göz yuva. Ben başka bir şey istemiyorum. Çocuğumu huzurlu, mutlu balkonuna çıkartırım. Yürütürüm, arabasıyla dışarıya çıkartırım. Burada çıkacak yer, yurt yok. Evladım da ben de yıllardır güneş yüzü görmüyoruz. Bize oğlumun rahatlıkla dışarı çıkabileceği bir ev versinler. En azından oğlumu dışarıya çıkarıp güneş görmesini sağlayabileyimö diye konuştu.